Kar Tanesi 9.Bölüm

Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı..

Kar Tanesi 9.Bölüm

                                 - KASIRGA -

Tıpkı bir kasırganın merkezindeki sakin bölge gibi durgun bomboştum, çevremdeki  karmaşanın içinde yuvarlanıp gidiyordum. 

Şarkılar :Eksik-Batu Akdeniz

Keyifli Okumalar!! 

Yutkunarak gözlerimi araladım etrafa bakındım sabah olmuştu güneşin ışığı gözüme çarpıp gözümü kısmama neden oluyordu.Dün gece aklıma geldi ve yataktan ellerimle destek alarak kalktım. Başımın arkası çok kötü ağrıyordu. Odada kimse yoktu ve buraya nasıl geldiğime dair fikrim yoktu. Saate baktım, gözlerim şaşkınlıkla açtım.Saat 8 olmuştu, sınavım vardı. Beni neden uyandırmadılar ve nasıl buraya geldim, herkes nerede diye düşünürken üstümü değiştirip çantamı ve botlarımı alıp odadan hızla indim. Tırabzanlardan düşmemek için tutundum, yerler ıslaktı. 

"Merhaba Lavin, tekrardan görüşmek ne güzel."

"Senin ne işin var burada, sendin değil mi?" 

"Evet Lavin, yine çok zekisin." dedi alayla gülümseyip. 

"Zack nerede, onlara ne yaptın?" gülümsedi ve bana doğru bir adım attı. Elini uzattı, ürkerek geri adım attım. 

"Bilmem, evden bir saat önce çıktılar hepsi. Seni de okulda zannediyorlar büyük ihtimalle." kaşlarımı çattım anlam veremeyerek. Bu kadın nasıl bunlara cesaret ederdi. 

Kalbim sıkışıyordu, gözlerim sulandı. O kabuslarla savaş içindeydim yine. Yutkundum, güçlü olmaya çalıştım. Dik duruşumu bozmadım. Bahçe kapısının açılma sesiyle oraya doğru döndük ikimiz de. 

"Lavin!" Lois gelmişti, beni arıyordu.

"Annenin son bakışlarını hatırlıyor musun gözlerinin önündeki yaşam çırpınışlarını, kimsenin yardım etmeyişini?" Cebinden çıkardığı telefonunda o günün görüntüleri vardı. “Sen bunları hak ettin Lavin." sustu... 

"Lavin" Yanımıza nefes nefese gelen Lois 'i görünce telefonu cebine atıp koşup gitti. Giderken yine aynı cümleyi kurdu. Yalnızsın Lavin. Bunlar senin seçimin, sen bunları hak ettin."Lavin özür dilerim." elimi tuttu. "Lavin iyi misin? Tepki ver, sana ne dedi?" Beni omuzlarımdan tutup sarstı. 

"Benim sadece sınava yetişmem gerek." deyip arabama doğru koştum. Bu son şansımdı. Arabama bindim, anahtarı çevirdim. Gaza bastım, son 30 dakika kalmıştı sınavın başlamasına. Son hızla okula doğru gidiyordum. Arkamdan Lois de geliyordu, arabasının kornasına basıyordu. Onu şu an umursayamazdım. Neler olduğuna dair kafamda soru işaretleri geziniyordu… 

Okula varmıştım, sadece 3 dakikam kalmıştı. Bütün emeklerimin karşılığını almam için okulun kapısını hızla açtım. Herkes bana baktı, onların arasından hızla koşup merdivenlere yöneldim. Gözlerim yaşarıyordu içimdeki endişe ve korkudan dolayı. Nefes nefese sınavımın olduğu sınıfa geldiğimde saatin tam 9 olduğunu gördüm, sınıfın kapısının kolunu çevirdiğimde benim gibi sınava geç kalan birkaç kişinin sınıfta yerlerini aldıklarını gördüm. Gözetmen öğretmen kağıtlarını dağıtırken bana ters bir bakış atıp kağıtları dağıtmaya devam etti. Sırama kendimi yorgunlukla bıraktım, elim ayağım titriyordu.

"Bu sondu, ciddiyetsizliğinize bir daha müsaade etmeyeceğim Bayan Lavin." dedi önüme kâğıdı verirken gözetmen öğretmen.

Kağıdımı teslim edip sınıftan çıktım. Karşı duvara yaslanmış beni bekleyen Lois’i görmeden merdivenlere yöneldim. 

"Zeynep." arkama döndüm, bana yine o ruhuma dokunan bakışını attı. Elini uzattı, elini çekinerek tuttum. “Özür dilerim. “Beni kendine çekip sarıldı aniden. Omzumda bir ıslaklık hissettim. 

" Lois korkutuyorsun beni, ne oldu?"

"Annenin ölüm videosu, onu bulduk Lavin. Ben emin değilim, izlemeni istemiyorum. Bunu bir daha yaşamanı istemiyorum. “Yüzüne nasıl baktım bilmiyorum ama daha da endişeyle baktı yüzüme. Koluma elini koydu, okşadı tenimi." Lavin yanında olmadığım için üzgünüm."

" Be.. ben izleyeceğim, katilini bulacağım. İzlemem gerek ve üzgün olmanı gerektirecek bir şey yok, ben yalnızdım ve yalnız olacağım hep.. Bu kaderim." Elini kolumdan çekti ve önümden hızlıca geçip gitti. Ağır mı konuşmuştum bilmiyorum, sadece kimsemin olmamasına alışkınım, olsa da gideceğine alışkınım. 

Kapalı otoparka inmiştim. Arabamın olduğu tarafa yönelirken birine çarptım. Çarptığım kişinin elindekiler yere saçıldı. 

"Çok üzgünüm, yardım edeyim." Yere saçılan kitapları ve kağıtları toplarken yanımda duran kişinin yüzüne baktım. Gözlüklü, saçları bal rengi, beyaz tenli, çilli tatlı bir kız vardı. Muhtemelen 15 yaşlarındaydı.

"Şey önemli değil." dedi bana bakıp gülümseyerek ve ayağa kalktı, elimdeki kitapları aldı. Bir şey demeden ilerledi. Arabama yönelirken yerde kalan kâğıdı fark ettim. 

"Bakar mısın?" Arkasına bakmadan ilerledi, duymadı diye düşünüp tekrardan bağırdım. Yine bakmadı, ona yetişmeye çalıştım ama yetişemedim. Elimdeki kağıtla öylece arkasından baktım. Kâğıdı alıp arabama geri dönerken merak uyandı içimde, kâğıdın üstünde yazan yazılara göz attım. 

Zeynep lütfen beni affet. Yarın Florida Island Cafe’de saat 14:30'da buluşalım, konuşmamız gerekenler var. 

Kâğıdın arka sayfasının kenarına büyük harflerle bu not yazılmıştı. 

"Lavin." Lois arkamda dikilmiş elimdeki kâğıda bakıyordu. Nefesi tenime çarpıyordu. Ürpererek arkama döndüm. "Sesini duydum, yanına geldim. Sana bir şey oldu sandım. “Arkama döndüğümde aramızdaki mesafe parmak mesafesi kadardı. Gözlerim elmacık kemiklerine kaydı. Yüzünü süzdüm. Gözlerim boynundaki dövmeye sabitlendi, şah damarının üzerinde küçük bir dövme vardı. Dövmesine baktığımı fark etti, eli direkt dövmesine gitti. “Gidelim mi?" Dikkatimi dövmesinden yüzüne çevirdim. 

"Kendi arabamla gelirim hem benim biraz daha işim var okulda istersen sen eve git."

"Senin işin hallolana kadar burada senin yanında olmayı tercih ederim Lavin, seni yalnız bırakmak istemiyorum." 

"Ben iyiyim gerek .." Konuşurken cebimde bir şey titremeye başladı. Elimi cebime attım, cebimde bana ait olmayan bir telefon vardı ve biri arıyordu. Bilinmeyen Numara yazıyordu, telefonu direkt açtım belki sahibidir diye ama niye bilinmeyen numaradan arasın diye düşündüm. Ses veren olmadı, benim konuşmamı bekledi diğer taraf. 

:Merhaba

:Zeynep 

:Kimsiniz? 

:Yarın Florida Island’da seni bekliyor olacağım. Bu telefondan bana ulaşabilirsin ve unutma yanında kimse olmayacak. Tek gel, ikimiz olalım. Aramızda.. 

Telefon yüzüme kapandı. 

Instagram -Tiktok:bellaelliehall

Lütfen  ifade bırakmayı ve yorum yapmayı unutmayın. Destek olmak için takip ederseniz sevinirim. :)

Size güzel bir gün dilerimm.