Sosyal Medyanın Şarlatan Psikologları Bölüm 1

Şubat 28, 2026 - 23:12
 0
Sosyal Medyanın Şarlatan Psikologları Bölüm 1

Şöyle bir hesaba denk geldim.

Ben ilişki tavsiyesi veren sözde uzmanları izlemeyi uzun zaman önce bıraktım. Çünkü gerçek bir ilişkinin taktikle değil, içten gelerek yaşanması gerektiğine inanıyorum.

Ama bu hesabın yüzündeki yapaylık, sahte özgüven ve zorlama mimikler dikkatimi çekti. Birinin taklidi, bir parodi hesabı sandım.

Önce ironi yapıyor zannettim.
“Bu kadar da olmaz” deyip güldüm.

Sonra anladım ki, eyvah ciddi.

Ve daha kötüsü…
Bunu ciddiye alıp izleyenler, beğenenler, altına “harika tespit” yazanlar var. Bu kışkırtıcı fikirler binlerce beğeni almış. 

Birkaç videosunu izledim.
Baştan sona yapmacık mimikler.
Sahte gülümsemeler.
Zoraki, abartılı ve kulak tırmalayan bir kahkaha.
İrite edici bir özgüven gösterisi.
Sürekli karşısındakini küçümser gibi bakan bir ifade.
Cümle aralarına sıkıştırılmış yapay bir bilgelik tonu.
Ezberlenmiş gibi duran jestler.

Doğallık adına hiçbir şey yok.

İnsanın içini rahatlatan bir samimiyet değil;
aksine gerilim üreten, üstten bakan, rol kesen bir hava.

Ve işin en tehlikeli kısmı şu:
Bu yapaylığın üzerine bir de “uzmanlık” ambalajı geçirilmiş.

Evet, o yüz ifadesi ve konuşma tarzı başlı başına rahatsız edici. Ama asıl mesele bu değil.

Asıl mesele verdiği tavsiyeler.

Kışkırtıcı.
Bölücü.
Gerçeklikten kopuk.

Kadınlara hitap ediyor olabilir; sözüm onlara gibi anlaşılabilir. Ama erkekler için de durum aynı.

Bu tiplerin söylediklerinin gerçek hayatta, gerçek bir ilişkide en ufak bir karşılığı yok.
Sosyal medyada alkış alan cümleler, evin salonunda felaket üretir.

Size ne öğretiyorlar?
Üstünlük kurmayı.
“Ezilme” korkusuyla tetikte yaşamayı.
Karşı tarafı test etmeyi.
Sürekli bir güç savaşı içinde olmayı.

Bunlara kulak veriyorsanız geçmiş olsun.
Enkaz olmaya aday bir ilişkiniz var demektir.

Çünkü o noktadan sonra ilişki sevgiyle değil, paranoyayla yürür.
Güvenle değil, şüpheyle beslenir.

Bu kışkırtıcı taktikleri hayatınıza taşıdığınız an, ilişkiniz zaten çatırdamaya başlamıştır.
Sonrası çoğu zaman enkazdır.

Üstelik şunu da unutmayın:
Bunları sadece siz bilmiyorsunuz.
Maalesef hepimiz aynı videoları görüyoruz.
Aynı cümleleri duyuyoruz.
Bu “stratejiler” MOSSAD'ın gizli bilgileri değil.

Fark şurada:
Akıllı insanlar bunlara prim vermez.
Olgun insanlar sosyal medya sloganlarıyla hayat kurmaz.
Karakteri olan insanlar ilişkiyi algoritmayla yönetmez.

Bu kışkırtıcı tavsiyeleri hayatınıza soktuğunuz an, önce iletişim zayıflar.
Sonra saygı azalır.
Sonra güven sarsılır.
Geriye sadece ego kalır.

Şunu net söyleyeyim:
Sosyal medyada bağırarak akıl satan şarlatanlar içerik üretir.
Ama onların içerikleri, sizin hayatınızda enkaz üretir.

Gerçek ilişki cesaret ister.
Doğallık ister.
Şeffaflık ister.
Rol değil, karakter ister.

Yazan
Korhan KÜLÇE 
25/02/2026  08:00

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE