Bir Köpek Dostunuzun Olmasının Zorluğu

Kasım 27, 2025 - 23:21
 0
Bir Köpek Dostunuzun Olmasının Zorluğu

Patili bir çocuğa sahip olmanın en zor yanı; sabahın erken saatinde, uykulu gözlerle onu dışarı çıkarmak değildir.
Ne yağmur altında sırılsıklam olmak, ne ayazda titreyerek çişini yapmasını beklemek, ne de bütün yorgunluğuna rağmen defalarca kapıyı açmaktır.

Akşam dışarıdayken, onun evde seni beklediğini bilip huzursuzlanmak da değildir.
İşinin en yoğun anında çişini yaptırmak için eve yetişmek değildir.
Sıcakta, soğukta, yağmurda, rüzgârda onunla yürüyüp sonra koşar adım işine dönmek hiç değildir.

Evin her köşesinden bitmek bilmeyen tüyleri süpürmek değildir; günde üç kez temizlesen de bir saat sonra yeniden her yerde tüy olması değildir.
Veterinere harcanan para, en iyisini aradığın mamalar, iki dakikada parçalanan oyuncaklar da değildir.

Tatillerini onun gidebileceği yerlere göre planlamak, bazı davetlerden sırf o gidemiyor diye vazgeçmek de değildir.
Bütün bunlar zamanla alışkanlığa dönüşür; hatta insanın kalbinde tatlı bir sevgiye, sessiz bir bağlılığa…

Gerçek zorluk, ağır ağır gelir; kalbinin kıyısına usulca oturur.
Perdenin arasından süzülen solgun bir akşam ışığı gibi…

Bir gün fark edersin ki enerjisi eskisi gibi değildir.
Bir zamanlar koşarak götürdüğü topu artık yarı yolda bırakır; sonra “denedim” der gibi yüzüne bakar.
O gözlerdeki ışık hâlâ oradadır, ama yorgunluğun ince bir gölgesiyle örtülmüştür.

Gözleri artık iyi görmez; evin içinde bile kapılara, duvarlara çarpmadan yürüyemez olmuştur.
Sokakta tek başına ilerleyemez, yanından geçen kedileri bile fark etmez artık.

Bir zamanlar gülerek anlattığın beyazlayan tüyleri, şimdi zamanın dokunuşudur.
Terliklerini kemiren o sakar yavruyu hatırlarsın; sonra dönüp sana hâlâ aynı sadakatle bakan, ama bedeni yorulmuş dostunu görürsün.

Ve işte en acı yer tam burasıdır:
Senin hayatının bir parçası olan o canın, aslında kendi hayatının tamamını sana adamış olduğunu idrak etmek…

Kalbin sıkışır. Çünkü hazır değilsindir. Çünkü hiç kimse hazır olamaz.
O, sevgisini ölçüsüzce verdi; hiçbir karşılık beklemeden.
O gittikten sonra geride kalacak sessizliğin yerini hiçbir şey dolduramayacaktır.

Ama yine de… bin kez olsa, onu yine seçersin.
Çünkü bir köpek tarafından sevilmiş bir kalp, artık daha dolu, daha derin, daha insancadır.
Ve o sevginin izini taşıyan bir insan, bir ömür boyu unutulmayacak bir bağla yürür.

Artık gözleri görmeyen yaşlı oğlum Kuki’ye…
Sevgiyle, şefkatle, minnetle.

Yazan
Korhan KÜLÇE
01/09/2025

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE