Dişil Enerjisi Çalınan Nesil

Kasım 26, 2025 - 21:05
 0
Dişil Enerjisi Çalınan Nesil

Lütfen videoyu öylesine açıp geçmeyin. Gözünüzü vererek izleyin…

https://www.facebook.com/share/v/17jPcwEwUa/

Çünkü o iki bıcır kız, bugün takdir edilmeyi sonuna kadar hak eden genç kadınlar.
Kendilerini de, onları böyle yetiştiren ailelerini de tebrik etmek gerekir; zira bu çağda böylesi kızlar yetiştirmek ayrı bir başarı artık.

Yaşıtlarının çoğu geceleri barlarda, discolarda sabahlarken…
Onlar alın teri döküyor. Hem de pek çok erkeğin bile zorlanacağı bir işte.
Kimileri anne-baba parasını yiyip gün boyu uyuyarak, geceleri partilerde tükenirken…
Kimileri bedenini vitrine çıkarıp TikTok videolarından bir servet kazanırken…

Bu iki genç kız, hayatlarını sürdürebilmek için zorlu bir işin altına giriyor.

Evet, açık konuşayım: Bu kızlarla evlenecek erkekler çok şanslı olacak.
Çünkü arkalarında duracakları değil; arkalarında dağ gibi duracak eşler bulacaklar.
Bu kızlar kendi çocuklarını da tıpkı kendileri gibi çalışkan, namuslu, dürüst yetiştirirler, hiç şüphem yok.

Ama işte mesele tam da burada başlıyor…
Doğru olan bu mu?

Bugünün genç kadınlarının bile fark ettiği bir şey var:
Dişil enerjileri tükeniyor.
Çünkü toplum onları sürekli “güçlü ol” diye itiyor, ama o güç bazen doğalarının önüne geçiyor.
Bu kızlar, eş olacakları erkeklere çok şey katar… ama bir o kadar da zorlu bir evlilik deneyimi doğabilir; çünkü artık birçok kadın, farkında olmadan eril bir yapıya kayıyor. Hatta kimi zaman kocasından bile daha “eril” bir noktaya…

Toplumun bu hâle gelmesinin en büyük paylarından biri, feminist ideolojinin son yüzyılda yarattığı zihinsel dönüşüm.
Binlerce yıl boyunca kadın ve erkek, rollerini bilerek, uyum içinde yaşadı.
Bu uyum, insanlığın bugüne kadar dimdik gelebilmesinin temel taşıydı.

Ama feminizmin yükseldiği son 100–150 yılda, toplumlar bambaşka bir yöne sürüklendi.
Ve ne yazık ki bu yön, pek iyi bir yön değil.
Kadın inceliğini kaybetti, erkek ise sorumluluk bilincini. Aile uyumunu, toplumsal dengeyi bozan bir savrulma…

İşte bu iki genç kızı izledikçe, tüm bu dönüşümün bize nasıl ağır bedeller ödettiğini daha iyi görüyorum.
Ve feminist aklın toplumdan çaldıklarına karşı içimdeki öfke ister istemez büyüyor.

Not: Video bir çok sayfada paylaşıldığı için paylaşmakta sakınca görmedim.

Yazan
Korhan KÜLÇE 

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE