Kadının Erkeğini Gururla Sahiplenmesi

Kasım 23, 2025 - 22:48
 0
Kadının Erkeğini Gururla Sahiplenmesi

....
Çünkü erkek dışarıda ne kadar savaşçı olursa olsun,
kalbinin sığınağını sevdiği kadında arar.
O sığınak boş kaldığında,
erkek sessizce çöker, gürültü çıkarmadan, kimseye söylemeden.
Bir tek kadın tutar onu ayakta;
onun eksikliği ise en büyük yenilgidir.

--------------------------------

Kadın erkeğinin yanında duruyorsa,
bu sıradan bir sevgi değildir.
Bu, zor kazanılmış bir güvenin,
zamanla sınanmış bir sadakatin,
ve kalbin derinliklerinden gelen bir seçimin ilanıdır.

Kadın herkes için savaşmaz.
Herkesi savunmaz, herkesin adını yüceltmez.
Erkeğinin adı onun ağzından
tereddütsüz çıkıyorsa,
o adam önce kendisine, sonra ona değer vermiş demektir.

Ve kadın,
değer gördüğü erkeği gururla savunur.
Sözünün arkasında durduğu için,
duruşunun ağırlığını taşıdığı için,
iyiliğini ve cesaretini kendi gözleriyle gördüğü için.

Kadın erkeğini ilan ettiğinde,
dünya bunu hafife alamaz.
Çünkü o ilan, bir duygunun değil,
bir kararın, bir sadakatin,
bir bağın meydan okumasıdır.

Kadın şöyle der aslında:
“Bu adam benim yanımda durmayı hak eden adamdır.
Bu adam karakteriyle, onuruyla, emeğiyle seçtiğim adamdır.”

Kadın erkeğini savunuyorsa,
arkasını kolluyordur,
adının kirlenmesine izin vermiyordur,
onun yorulduğu yerde omzuna dayanacak güç oluyordur.
Dünya ne derse desin,
“Ben onun yanındayım” diyebiliyordur.

Ve bu, bir erkeğin en büyük ihtiyacıdır:
Kendisine güvenen, arkasında duran,
gözünü budaktan sakınmayan bir kadın.

Erkek ne kadar güçlü olursa olsun,
bazen omuzları çöker, nefesi daralır,
sessizce bir desteğe ihtiyaç duyar.
İşte o anda kadınının
“O benim erkeğim. Yanındayım, arkandayım, seni kimseye ezdirmem.”
deyişi,
bir zırh gibi yükselir erkeğin çevresinde.

Bu yüzden:
Bir kadının gururla savunduğu adam yenilmez.
Bir kadının omuz verdiği erkek asla düşmez.
Bir kadının adını taşıdığı erkek asla yalnız kalmaz.

Ve manifesto budur:
Erkek, sevdiği kadının gözünde dimdik duracak;
kadın da o dik duruşu dünyaya ilan edecektir.

Ve bilinmesi gereken bir gerçek daha vardır:
Kadın erkeğinin arkasında durmazsa,
onu savunmaz, adını sahiplenmezse,
en güçlü erkek bile içten içe yıkılır.

Çünkü erkek dışarıda ne kadar savaşçı olursa olsun,
kalbinin sığınağını sevdiği kadında arar.
O sığınak boş kaldığında,
erkek sessizce çöker, gürültü çıkarmadan, kimseye söylemeden.
Bir tek kadın tutar onu ayakta;
onun eksikliği ise en büyük yenilgidir.

Yazan
Korhan KÜLÇE
23/11/2025

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE