Kızım

Sar kalbinin küf tutmuş odalarını ipekten mendillere

Kızım

Şimdi o loş oda da...

Geçmişin yaraları ile sarılı dört bir yanın...

Sığ gülüşlerinin...

Derin düşüncelere açılan kapı olduğunu...

Seni tanımayan nasıl bilsin?

Kalbinin derininde yatan çocuk hüznünü...

Söylediklerini, söyleyemediklerini... Nasıl bilsin?

Aslında kızım... Kimse bilmesin, kimse görmesin...

Sızısı dinmeyen yaralarını...

Bilmesin ki vurmasın seni aynı yerden...

Şimdi sar kızım...

Kalbinin küf tutmuş odalarını...

İpekten mendillere...

Doğrul ve ayağa kalk...

Dışarda seni bekleyen kocaman bir ömür var...!