İyi Erkeğin Bedeli

Kasım 27, 2025 - 22:49
 0
İyi Erkeğin Bedeli

**Aşağıdaki yazıyı birkaç gündür tamamlamaya çalışıyorum ama bir türlü bitirememiştim.
Nedeni şu: “İyi erkek” tanımını yapmak istedim, fakat ne yaparsam yapayım kısa ve okunabilir bir tanım ortaya koyamıyordum.
(Ben iyi erkeği tanımlamaya kalksam sayfalar sürer, siz de muhtemelen okumazsınız.)

Bu yüzden yazıyı günlerdir bekletiyordum
Fakat bu sabah okuduğum bir mail sayesinde “İyi erkek kimdir?” sorusunun cevabını nihayet tek cümlede toplayabildim.

Merak edenler için tanım, yazının sonunda.**

------------------------------------------------

Tüm kadınlar “iyi bir Erkek” ister…
Ta ki o iyi erkeğin; disiplin, sınırlar, sorumluluk, özveri, şeffaflık, bağlılık ve fedakârlıkla geldiğini fark edene kadar.

Çünkü “iyi adam” sadece gülümseyen, her dediğine olur diyen, hayatı pamuklara sarılmış gibi yaşayan biri değildir.
Gerçek bir iyi adamla birlikte olmak, yanında bir omurga, bir duruş, bir düzen görmek demektir.

Ama işte…
Disiplin istediğinde “zorba”,
Sınır koyduğunda “kontrolcü”,
Sorumluluk istediğinde “müdahaleci”,
Özveri istediğinde “bitmeyen talepleri olan”
Şeffaflık istediğinde “hesap soran”,
Bağlılık istediğinde “kısıtlayan”,
Fedakârlık istediğinde “bencil”,
diye yaftalanır.

…ve işler iyice sıkıştığında, bütün bu duruşu ve omurgası “Narsistlik” diye suçlanmaya kadar gider.

Oysa bilmedikleri şudur:
Bir erkek karakterliyse, bu karakterin bir bedeli vardır.
Çünkü omurga, yumuşaklıkla değil; kararlılıkla büyür.
Ve kararlılık, rahatına düşkün insanların gözünde her zaman “sert”, “zor”, hatta “narsist” görünür.

İyi bir erkek, hem kendini hem ilişkiyi korur.
Duruşunu bozmaz.
Zamanı gelince “hayır” demeyi bilir.
Ve işte o “hayır”, bazılarına tahammül edemeyecekleri kadar gerçektir.

Gerçek iyi erkek, lüks bir hayal değildir.
Ama her kadının taşıyabileceği bir sorumluluk da değildir.

**İyi Adam; geçmişte yaptığı hatalardan acı bedeller ödeyerek dersini almış, aynı yanlışlara bir daha düşmemeye hem kendine hem de hâlâ yanında duran sevenlerine söz vermiş adamdır.
Hayatını toparlamış, kendi omurgasını kaya gibi sağlam inşa etmiş, değerlerine gölge düşmesine asla izin vermeyen adamdır.**

Tüm kadınlar “iyi adam”ı ister…
Ama çok azı o adamın gerektirdiği olgunluğu kaldırabilir ve o adam için gereğini yapabilir.

Yapamayanlar da "bu adam Narsist" der ve rahat hayatlarına dönerler.

Yazan
Korhan KÜLÇE

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE