KIRMIZI

"Belkide sorun buydu; kimse tavrıyla göz göze gelecek kadar yaramaz olmamalıydı..."

KIRMIZI

Bir zamanlar kelimelerin gücüne inanırdım. Çocukluk sanrılarımın kafamda dönüp dolaştığı, çok uzaklardaki ağaçları tanrıya benzettiğim vakitlerde... Kıvrak bir düşünce hemen ardından gelen özür dileyiş. Ayaklarım uzun süre boşlukta kalsaydı biri koparacaktı. İşe yaramaz bir saat gibi bozuk olan uykularımla yatakta süs gibi durduğum zamanlar çarşaf onları görmemi engellerdi mesela. Dağlar çok uzak, ulaşılmazdı. Sonra üç araba siyah hemen ardından üç tane beyaz bazen süpriz bir istisna; kırmızı. Bir yaz günü tanrı ile ilk kez göz göze iken yollar kırmızıya boyandı. Bir annenin feryadı, bir kardeşin acı dolu iniltileri... Duran zaman, bir süre sonra devam etmeye başladı. Gülümsemeye başladılar. Gülümsememeliydi kimse verilmiş onlarca ağıtların ardından. Ve ben gülümsediğim bir zaman diliminde tanrıyla göz göze geldim son kez. Kaybettiğim şey kan kaybetmedi, yerlere serilmedi, kimseler görmedi. Belkide sorun buydu; kimse tavrıyla göz göze gelecek kadar yaramaz olmamalıydı...