Müslüm Karakuş - Güneş Uykusu

Bir martı iyice denizin yüzeyine yakınlaşıp (Sanki denizi okşamıştı) tekrar geniş kanatlarını çırparak yükseldi. Aynı martı tam üzerinden geçerken ağzından bir şey düşürdü...

Müslüm Karakuş - Güneş Uykusu

“Bir martı iyice denizin yüzeyine yakınlaşıp (sanki denizi okşamıştı) tekrar geniş kanatlarını çırparak yükseldi. Aynı martı, tam üzerinden geçerken ağzından bir şey düşürdü. Küçük bir balık mıydı; yoksa bir simit parçası mı, bilmiyordu ama tam önünden geçerek denize düşmüştü bu şey. Gayri ihtiyari cismin düşüp suyun minyatür kollarını ortaya çıkarttığı yere baktı. Cismin etkisiyle dalgalanan su, durulunca denizde yansımasını gördü. Tam üzerindeki beyaz bulutlar bir tuval gibi aydınlatmıştı suyun yüzeyini. Aynaya bakıyordu sanki. Kendisini görür görmez sırtına bir hançer yemiş gibi doğruldu. Neredeyse bu hastalığın başladığını hissettiğinden beri aynaya bakmadığı fark etti acıyla. Sonra hiç tereddüt etmeden oturduğu iskeleden kendisini usulca suya bıraktı.”

 

Müslüm Karakuş’un ilk öykü kitabı “Güneş Uykusu”ndan bir paragraf bu. Kitabın arka kapağında da yer alıyor. Kitap yazarın yirmi yılı aşkın süredir biriktirdiği öykülerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş. Kısa diyebileceğimiz, birkaç sayfa uzunluğunda öyküler bunlar. Aslında her bir öykü yazarın hayatının bir dönemine denk geliyor gibi. Özellikle yazarın da öğretmen olmasından dolayı; okul, sınıf ve öğrenci öyküleri de yer alıyor kitapta. Her birimizin öğrencilik yıllarına dokunan öyküler bunlar. 

 

Yazar, öykü kitabıyla dikkat çekmesine rağmen aslında bir de romanı var. Öykü dili yer yer roman atmosferine kayıyor bu yüzden. Yani yazarın romancı kimliğini de öykülerinde hissediyorsunuz. Bu da öyküleri daha çok derinleştiriyor ve zenginleştiriyor. Aslında alışılmışın dışında bir öykü kitabı Güneş Uykusu. Çünkü günümüzde yayınlanan birçok öykü kitabına göre daha fazla öykü barındırıyor içinde. Bu da okuyucuya bir öykü şöleni sunuyor. Bu öyküler konularını daha çok günlük hayatın içinden yani insanoğlunun sıradan hallerinden alıyor olsa da; yer yer fantastik veya gerçeküstü, daha doğrusu bilimkurgu havasında öykülerle de karşılaşabiliyorsunuz. Mesela “Yansıma” öyküsü bu anlamda dikkate değer bir öykü. 

 

Plüton Yayınlarına bağlı Kharon yayınlarından çıkmış olan, çiçeği burnunda bu keyifli öykü kitabı Kitapyurdu’nda ve Shopier'de satışta. Okuru bol olsun…