RÜZGAR YANSIMASI

RÜZGAR YANSIMASI

Bu devrin bilinmez zamanları içinde kaybolan ufak ruhlardan biriydi benim düşlerim ama hep bir terslik vardı gidişlerinde . Etkileyici olması dışında inanılmazdı bu gerçekten inanılmaz olduğu için böyleydi . Ve hafife alınamayacak olan gizli duvarlar . İnsanlar arasında bir sürü boşluk vardı bu yüzden,  kim ve her ne gelirse gelsin dolmayacak boşluklar . Kimseye görünmeden bu duvarlara tırmanırdı güçlü olanlar  , bazısı da sancılar içinde kıvranır acıyla beklerdi  . Arada ki görünmez bağlardan ince iplikle tutturulmuş küçük sevgi çemberlerine sahipti insanoğlu  zaten eğer bu sevgi çemberleri olmuş olmasaydı tamamen hayal kırıklığına dönüşecek bir yığın düş kalırdı geriye . İki insanın birbirini sevmesi durumu tamamlanma hissiyatının en büyük ihtiyacıydı . Aşk bunların en güzeli denilebilir miydi o zaman ? Evet ? Ya da hayır ? Açıkçası bunu bilmek oldukça zordu dünyanın en anlaşılması zor olan yaratığıydı insan , gerçekten de böyleydi bu . En güzel gerçeklik yanında olandı, uçlarına mum iliklenmiş giz dolu kelebek yuvaları gibi . Masumluğu ve yeniden doğuşun anlamını veren kelebek , mum ise  onun bir gün içinde ölüp gitmesini temsil ederdi . Beni yanıltan onun sevgisiydi . Çok üstüne düşmenin zararını tadıyordum bu yüzden şimdilerde, bir hikaye kitabını çok sevip kaybetmek gibi , sanki devamı hiç gelmeyecekmiş gibi . Acı ama bir yandan da gerçek olan bu . Karşıma çıkan bu engellerden nasıl kurtulurumdan ziyade nasıl başımı belaya sokarım çabasıydı aslında, ne kadar saçma değil mi ? Elimde olmayan nedenlerden ötürü suçlanıyordum her zaman  . Ben Akis . Zümrüt Kayasının yansıması . Herkesin öteki tarafı yalnız ve karanlık geçitlerin çocuğu . Bir boşluk bir gerçekliğe aşık olabilir miydi ? İşte beni yanıltan bu sorunun acımasızlığıydı . Aradığım gökyüzünün hüznüydü aradığım denizin en dibiydi aradığım kendim gibi bir yansıma bulmaktı . Buldum da hem de çok acıyarak buldum . Sevinemeden , kırılıp dökülerek , sancılı bir şekilde buldum . Neydik ki biz , kimdik ,neredeydik kimin çocuklarıydı bizimle yarışan ? Biz kime bağlıydık ?  Bilmeden bir ömrü tüketmiş gibi yazarak bir hatıranın soluk yapraklarındaydım. Kendimi bulacağım derken iyice kaybolmuştum aynaların içinde . Yansımalarım tersine dönmüş istediğim yere gelememiştim , her şey onun suçuydu , tek gerçeğin . Tek gerçeğim . Uçurtma ve rüzgar aşkı , karşı konulamaz bir yıkımdı getirdikleri . Çok dayanamadan kayboldu gitti külleri hiçle beraber bana kalan da bir esintiden ibaret gözyaşı idi .