Normalite

Normalite

     Bir ben var ben den içeri. Kimi vakit içeri, kimi vakit dışarı. Normal mi bu gidiş gelişler?Yoksa anormalmi? Normallik ne peki kime göre neye göre? Düşünün bi karşınıza gelmiş biri size :-Normalmisiniz? diye soruyor. Cevabınız: - Evet ben çok normalim. Yoksa: - Arada sırada anormalliklerim vardır benim.Yada:Ben anormalim yaa!. . Mi dersiniz? Enteresan bir durum varki, ben daha: "-Normal bir insanmısınız?" sorusuna, "- Hayır "cevabı verecek bir insan olabileceğini sanmıyorum. Hatta bu bir, zırdeli olsa bile.

      Başkalarının bütün kusurlarını apaçık gören gözlerimiz, kendi kusurlarımızı görmekten aciz ise eğer, nasıl oluyorda başkalarına bakarak normal insan vasıflarını belirleyebiliyoruz? Herkezi kendi doğasında ,kendi şartlarında, kendi benliğiyle, var olabilme güdüsüne göre değerlendirmek gerekmez mi? Nihayetinde normal insan olma hususunda ne kadar ölçülü, iyi niyetli, azimli olmaya çalışsakda nihayetinde hepimizde az çok anormallikler olucaktır. Bizide biz yapan bu az çoklar işte. Yani anormalliklerimiz belkide.

       Şimdilerde bir furyadır gidiyor pozivitizm, Kuantum vs. Bir yerden sonra sorgulamadan edemiyorum doğrusu. Hepimiz farklı düşüncelerin içinde, farklı düşlerle, umutlarla var isek ve yaşamımızı buna göre şekillendiriyorsak, hep ama hep iyisini var etmek, nasıl mümkün olabilir?Her şeyi mükemmel yapabilmek mümkünse eğer, aslında bu mükemmelliğin ta kendisi "sorun" teşkil etmiyor mu? Düşünün.. Bütün dünya aynı şekilde düşünüyor, aynı sözleri söylüyor, aynı renkte giyiniyor, aynı ritüelleri yapıyor... Peki ya kendine özgü yazıları olan yazarlar, şairler, yönetmenler, ressamlar,modacılar vs, nasıl var olabilecekler ve nasıl o eşsiz eserleri dünyamıza katabilecekler.Bir Bethoven, Dostoyevski, Leonardo de Vinci ve dahası, dehası.Kusursuz oldukları içinmi dev isim oldular. Yoksa kusurları ile mi?

          Demem o ki aslında normal olan tek şey anormallikleri ile mevcut. O halde her şey bir denge üzerinde. İyisi kötüsü, düzü eğrisi, doğrusu yanlışı, acısı tatlısı, merhametlisi zalimi, yeteri yetmezi ile hepsi bir bütün, denge ve normalite. Öyleyse tercihlerimizi yaşarken bir başkasına fatura ödetmeyelim. Anlaşılmak yolu anlamaktan geçer diye düşünüyorum. Patikalarda zaman kaybedip asıl olanı unutmayalım yeter.