İNSAN…

İNSAN…

İnsan !!  Zor durumda kaldığında,

Hatta acıyla kıvranırken diz üstü çöktüğünde,

Tutunduğu ve sığındığı tek dalın,

“İnançları”olduğunu anlar.

Evet ! İnançlarımızın hayatta ve ayakta kalmamızı sağladığını düşünürüz.

Sevdiklerimize olan inancımız-

Yaradana olan inancımız-

Başarabileceklerimize olan inancımız-başardıklarımıza olan inancımız ve bize inanan herkesin inanç sanrılarıdır belkide bize hayatı anlamlı kılan…

Peki hangimiz tam anlamıyla başarısızlıklarını-hatalarını-

ön yargılarını-kaygılarını kucaklayıp bağrına basabildi.?

Ben Kendi adıma tutunup-sığındığımız o inançlarımız da dahil olmak üzere hepsini yıkıp, yaratımını iptal edip, yeniden yapılandırdım ve yapılandırıyorum.

Başarıyor muyum ? Elbette bilmiyorum. Zaten sürprizi de orada...

Demek ki bu durumda sıkı sıkıya tutunduğumuz inançlarımızda kaybolursa, geriye çabalamaktan başka seçeneği kalmıyor insanın.

O zaman çalışıp çabalayıp olmayana eyvallah! Der,

Oldurduklarımıza Amin! Deriz.

Şöyle geriye birazcık bakıp hatalarımızdan dersler alır,

Yolumuza devam ederiz.

Zorluklar mı ?

Zor diye bir şey yoktur.

Zorluklar beynimizdeki “biz”in bir oyunu.

Ben o zorluklara hep “mola” adını verdim.

Mola bitince yola devam dedim.

Çünkü hayatın zorlukları bizi durdurup bir şeyler öğretir mutlaka.

Öğrendiğimi cebime koyup bir basamak daha çıkmak isterim hep.

Gerisi tek nefeslik ömür değil mi ?

Yıllar sadece rakamdan ibarettir unutmayın.

Onu anlamlı kılan, her ANI dolu dolu yaşadığımızdır.