Şu "Yalnızlık" Denen

Şu "yalnızlık" denen şey, ne beter bir şeymiş.

Şu "Yalnızlık" Denen

Şu "yalnızlık" denen şey,

Ne beter bir şeymiş. 

Şu "yalnızlık" denen meret,

Sevincini, üzüntünü,

Hatta isyanını bile

Duyuraramamak ne beter bir şeymiş. 

"Tam yalnızlıktan kurtuldum" derken,

Tekrar tam ortasına düşmek,

Ne beter bir şeymiş. 

Tıpkı gecenin yıldızız kalması gibi,

Denizin mehtapsız, yakamozsuz kalması gibi,

Defterin kalemsiz,

Kalemin kelimesiz kalması gibi.

Şairin şiirsiz,

Şiirin yarsız, yolsuz,

Çıkmaz sokaklarda kalması gibi.

İnsanların vicdansız,

Vicdanların insansız kalması gibi,

Yani birçok fena şey gibi,

Yalnızlıkta işte öyle beter bir şeymiş. 

Hergün bir kez daha, 

Daha fazla yalnız kalarak öğreniyorum.

Ne beter bir şeymiş yalnızlık kadar,

Yalnızlığı daha beter bir şekilde

Anlamak ve yaşamak,

Ne beter bir şeymiş.