Tereddütsüz Seçilmenin Hakkı

Kasım 23, 2025 - 00:10
 0
Tereddütsüz Seçilmenin Hakkı

Ve unutma:
Sen, birinin tereddütsüz seçtiği;
Gururla yanında durduğu, savunduğu;
Kıymetini bilerek emek verdiği kişi olmak için yaşıyorsun.

------------------------

Bazı insanlar bağlanmanın ağırlığını taşıyamaz.
Sevilmek isterler ama sevginin gerektirdiği emeği gösteremezler;
yanında birinin olmasını isterler ama bir ilişkinin sorumluluğunu almaya cesaret edemezler.

Sen ise…
İyiliğinle, sabrınla, hep açık bıraktığın kapınla onların hayatına sessizce karışırsın.
Çünkü güvenmek senin doğundur.
Beklemek… anlamaya çalışmak… kırıldığında bile susmak… belki de en büyük yumuşaklığındır.

Ve o, tam da bu sessizliğe yerleşir.
Seni kaybetmekten korktuğu için değil, kaybetmeyeceğini düşündüğü için.
Sen zor olmadığın için.
Sınır koymadığın için.
Hep orada, hep hazır, hep anlayışlı sandığı için.

Böyle olunca bir ilişki büyümez; yalnızca onun konfor alanı büyür.
Sen kırıntılara razı geldikçe, o kırıntı vermeye alışır.
Sen sustukça, o rahat eder.
Sen düşünürsün; o düşünmek zorunda bile kalmaz.
Ve sen beklersin… o ise hiçbir şey öğrenmez, hiçbir şey değişmez.

Ama bir gün…
İçinde ince, titrek ama çok dürüst bir ses yükselir:
“Ben böyle hissetmeyi hak etmiyorum.”

O ses önce fısıldar… sonra güçlenir… ve sonunda seni kendine döndürür.
Kendi değerini fark ettiğin an, her şey çözülmeye başlar.

Sınır koyduğunda…
Geri çekildiğinde…
Varlığının olduğu kadar yokluğunun da güçlü olduğunu gösterdiğinde…

Sis dağılır.
Belirsizlik biter.
Döngü kırılır.

Çünkü sen…
Birinin “acaba” dediği seçenek değilsin.
Birinin boşluklarını dolduran gölgesi değilsin.
Yarım bıraktığı cümlelerin yükünü taşıyan hiç değilsin.

Senin kalbin belirsizliğe değil;
Açıklığa, cesarete, sahiplenilmeye, net bir sevgiye layık.

Bu yüzden geri çekildiğinde, kapılarını kapattığında, kendi sınırlarını çizdiğinde,
Kaybetmezsin.
Aksine, kendine yeniden kavuşursun.

Çünkü sen, sevginin ağırlığını kaldıramayanların gölgesinde değil;
Seçmeyi bilenlerin ışığında duracak kadar değerlisin.

Ve unutma:
Sen, birinin tereddütsüz seçtiği;
Gururla yanında durduğu, savunduğu;
Kıymetini bilerek emek verdiği kişi olmak için yaşıyorsun.

Bunu hissettiğin gün…
Kapını herkese değil, en çok kendine açarsın.
“Ben daha fazlasını hak ediyorum,” dersin.
Ve işte o an, hayatın yönü değişir.

Çünkü değerini sen hatırladığında…
Dünya da sana tam ona göre karşılık verir.

Yazan
Korhan KÜLÇE
23/11/2025

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE