ruhumun kıyıları- 'değer' mevzusu

Ocak 10, 2026 - 22:35
Ocak 10, 2026 - 22:54
 0
ruhumun kıyıları- 'değer' mevzusu

selam selamm. aşırı doluyum ve buraya geldim. deniz dülgeroğlunun da dediği gibi hep başım ve içim sıkıştığında buraya geliyorum. çoğu yazarın da yaptığı gibi. neyse başlayalımm;
uzun uzadıya değer konusundan bahsetmek istiyorum bugün. çünkü insan ilişkilerinde en çok problem yaşadığım alan bu oluyor. görmek için çaba verdiğim alan. şu an yanaklarım al al ve anksiyetenin eşiğinde olan kalbim son derece huzursuz. çünkü her aynı savaşı verdiğimde, aynı şeyler oluyor. aynı şeyleri hissediyor ve sanki acaba yük olur mu bu sınırım insanlara ve bana tepki gösterirler mi endişesinden yaşanıyor bunlar. ve tüm bunlara rağmen bazen gecikse de ya da yüz yüze konuşmaktan kaçsam da aynı yerde buluyorum kendimi; sınırımı çizip değerimi hatırlatmakta(go girl). bu da bence verilmesi gereken bir savaş değil yani değerimi göstermek, hatırlatmak mevzusu. çok tekrara düştüğünde asıl önemini kaybeden bir şey çünkü bu. bir gösterirsin bilemedin iki. fazlası bayar. direk sil. 
kısa kısa nefesler eşlik ediyor anıma. öfkeli miyim kırgın mı yoksa sadece telaş mı? bilmiyorum. çok karmaşık. anksiyete de tam bu bana göre. adlandıramıyorsun. ve bu anksiyeteye öfkeyi ekleyen şey de bu durumu önemsiz şeyler, insanlar için yaşıyor olmandır. çok bilmiş gibi konuşuyorum evet. 
neyse işte. son bir senedir farkettim ki ben bu değer konusuyla baya problem yaşıyorum. çünkü tüm ilişkilerimde bir patlak olduğunda hemen eşeliyorum altını, bamm; değersizlik hissi. ve son yaşadığım birkaç olaydan sonra ilişkimin süresinin bu konuyu değiştirmediği oldu. ne kadar uzun süre olursa olsun. sabrediyorum sabrediyorum ve sonra bitiriyorum. çok ince bir eşik o içimde. o aşılınca tüm ipler kopuyor.ve yemin ederim ki zamanı gelince kendiliğinden oluyor. öncesinde bunun açıklanması gerektiğini düşünürdüm. ama sonra öyle bir zorunluluğum olmadığını öğrendim. bırakayım insanlar düşünsün benim onlara neden mesafe koyduğumu. ben yeterince sabretmişim zaten. bir de onla mı uğraşayım. ve beni gerçekten tanıyan birkaç insan bilir benim bu konuya ne kadar önem verdiğimi. 'ben de böyleyim ya' dediğim nokta burası sanırsam benim için. aşılınca midemi bulandıran, damarlarımda kan yerine öfke akmasına yol açan nokta. beni tanıyan birkaç insan da bilir diyorum ya, lafta dediğim için bilmezler onlar da. gerçekten ben onlara  değer göstererek benim için bu konunun önemli olduğunu hissettiririm. 
benim için önemlidir işte bu mevzu. insanın içinden gelir gelmez orasıyla ilgilenmiyorum ben. gelmesi için zorlamıyorum-ki bu en büyük değersizlik işaretidir-. sadece ona göre şekil alıyorum. ha öyle mi okey, diyip kendime nasıl iyi hissediyorsam öyle davranmam için izin veriyorum. bu diğer insanlara ne hissettirirse hissettirsin (maalesef biraz bencilleşiyorum evet). 
bu konuda savaş vere vere öğrendim bende bana hangisinin iyi geleceğini. geçen senenin okuduğum en iyi kitabı olan mel robbins- let them teorisi bana ilham ve yol gösterici oldu- ve ilişkimde yaşadığım bazı eşikler-.  öncesinde  kendi değerimi kanıtlamak için bir taraflarımı yırtardım. çünkü derinlerde bir yerde ben kendim değerli olduğuma inanmazmışım. ama o oyuğu farkedip doldurduğumda waooww müthiş bir aydınlanma ve salmışlık. öyle mi düşünüyorsun, okey. let them. öyle mi davranmak istiyorsun okey. let them. sonra dönüp sana neden böylesin, çok değiştin diye sorduklarında benim için değerli hissetmemin önemli bir şey olduğunu biliyordun demek onlar için yeterli oluyor her defasında. ama çoktan geçmiş anların telafisi yapılamıyor maalesef.
bir de tabi size suçlu, yanlış bir şey yapmışsınız da ve gereksiz yere sınır çizmişsiniz de ilişkinizi bu noktaya gelmiş gibi hissettirecek manipülatif insanlar var. ama sakin olun çünkü zaten öyle oldukları için genelde sınır çizen taraf oluyorsunuzdur siz. özellikle dikkat edin.
velhasılkelam ben, değerli hissetmediğim hiçbir ortamda huzuru bulamıyorum, olmaya kendimi zorlamıyorum artık. kimsenin hatasını alttan almak zorunda hissetmiyorum. ben denilince gösterilen değerin samimiyetine güvenmiyorum. zamanla içimde eksiltiyorum, bitiriyorum ve içimden geldiği gibi davranmak için kendime izin veriyorum. evet belki sizin için gereksiz abartılı bulunabilecek bir mevzu. ama yıllarca anksiyeteyle kendi kendine savaşmış ve bu uğurda kaşlarını kirpiklerini kaybetmiş biri olarak söylüyorum ki benim için huzurlu hissetmek için yaptığım her şey hayati önem taşıyor. o yüzden siz verirsiniz vermezsiniz beni ilgilendirmezz. ama ben, değer kadınıyım. xddd.
diğer yazında görüşmek üzere. hoşçakalın

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0