YENİDEN YAŞAMAK

Ölüm haberi aldığınızda öldünüz mü ? Ben öldüm..

YENİDEN YAŞAMAK

Bir sabah uyandığınızda ölüm haberini aldığınızda sizde öldünüz mü ? Ben öldüm...

Bundan tam 5 yıl önce hem kendim hem kariyerim öldü.Artık gerçeklerle yüzleşme vaktiydi...

  Gözümü açtığımda hastanedeydim. Kafam da bir sürü soru dolaşıyordu kimsin sen ? Ben niye burdayım? Koltukta yaşına göre oldukça şık giyimli olan kadın kim ? Yoksa o mu? Ellerimi yüzümde gezdiriyorum sonra yavaşça yanıma geliyor.. “Günaydın,sakin ol hastanedeyiz sadece boğuldun küçük bir kazaydı sahilde seni baygın görünce çok korktum merak etme her şey iyi olacak’’ Şaşkınlıkla ona bakıyordum,korkuyordum,merak ediyordum ama onunla farkında olmadığı bir şey vardı  ben çoğu şeyi hatırlamıyordum bunu ona fark ettirmem gerekiyordu önce Gül’e ardından etrafıma bakınmaya başladım galiba fark etmesini sağlamıştım tam o sırada  ben “Lidya” senin dostun aynı zamanda asistanınım.Yataktan yavaşça kalktım her tarafı camla kaplı bir odadan  dışarıyı seyretmek için cama doğru yürüdüm. Denizin o kumsala vurduğu dalga sesini,kumda ardında bıraktığı beyaz köpüğü dalgayla sürüklediği kumları izledim bir süre.Dalga tam kumsala yaklaştığı an “Beni eve götür” dedim.Eve vardığımızda ev kocamandı büyük bir salonum,yazmak için ayrılmış kocaman bir odam her duvarda asılı fotoğraflarım,ödüllerim ve bana ait olan belki de tek şey kemanımdı ellerimi fotoğrafın etrafında dolaştırıyordum,kenarlarına,ortasına bakıyordum her yerden o fotoğrafı inceleyip durdum çünkü orda ki sırrı bir tek ben ve o biliyorduk çünkü..Lidya yanıma geldi

-Sana biraz çiğ sebze hazırlamamı ister misin?

-Neden çiğ sebze?

-Çünkü sen çiğ beslenen bir vegansın

-Vegan mı ? Bana bir tane sahanda yumurta yapar mısın ? Lütfen

-Peki

    Lidya  benden bunları duydukları için şaşkındı. Ama aynı zamanda da beni tekrar eski halime döndürmek için bana bir şeyler hatırlatmaya çalışıyordu onu gözlerinde görebiliyordum...

-Neden yanıma geldin? Sahile yani

-Sana kitap için fikir bulabildin mi diye sormaya gelmiştim.Biliyorsun bu son şansın yoksa evi de kaybedeceğiz.

   Masadan kalktım tekrar çalışma odasına gittim fotoğrafa bakıp duruyordum belki aklıma bir şey gelir yazabilirim diye.. Ama tekrar eski ben olmam imkansız gibi görünüyordu..

Lidya bir gün yanında bir kadını getirdi. Deniz hanım kısa siyah saçları vardı ama ona çok yakışmıştı gelip bana sıkı bir şekilde sarıldı.

-Sizinle tanışmak benim için büyük bir onur bütün kitaplarınızı neredeyse okudum size yardım etmek için sabırsızlanıyorum dedi.

Lidya  bana Deniz’in yardım edebileceğini düşünüyordu.. Deniz beni çok iyi tanıyordu bana benle ilgili ne varsa anlattı... Ama hala aklıma bir şey gelmiyordu.

Deniz bir gün bana onu sordu o fotoğrafı

-Neden o foroğrafa o kadar çok bakıyorsunuz?

-Çünkü bütün sırlarım,hayallerim orda gizli

-Nasıl yani?

-Bana bir hayalini anlatır mısın Deniz?

-Bir gün benim çalıştığım cafenin yakınınında arabanızım lastiği patlıyor ve tamirci çok geç geleceği için bizim cafede gelip bir bardak kahve içmek istiyorsunuz.İçeri geliyorsunuz size sıcak bir kahve eşliğinde yazdıklarımı getiriyorum.bana onları mutlaka okuyacağınızı ve geri dönüş yapacağınızı söyleyip beni evinize davet ediyorsunuz...

-Gerçekten hayalin bu mu ?

-Evet

-Ne komik,arabamın lastiği patlamadı ama yine de beni evimdesin..

-Siz sizin var mı ?

-Var.. Annemin geri dönmesi.. Çünkü o dönerse ben tekrar eski ben olurum..

-Nasıl yani ?

-Gel benimle.. Fotoğrafa dokunur arkasındaki defteri yavaşça alır.. Bu defter annemin defteri ben lisedeyken kompozisyon yarışmamı kazanmamı bu defter sağladı benim bu yerlere gelmemi de bu defter sağladı. Kim sırf annesi yazmayı bırakmasın diye ona uyuşturucu verir ki ? Çünkü ona bir tek onun iyi geleceğini düşünüyordu... Ne acı ama..Şimdi ise o yok o yoksa bende yokum... Kendi ellerimle anneme uyuşturucu verip onu yanlışlıkla öldüren bir insanım ben dozunu fazla kaçırmış çünkü... Ne güzel... O yüzden beni tekrar eski halime getirmeye çalışma çünkü bu olmayacak...

Deniz elinde kendi yazılarıyla beraber odadan çıktı.Bense kendimi yatakta o büyük günün gelmesini beklerken buldum... Artık ümidimi kesmişken Deniz geri geldi bana çok sinirli olduğu belliydi yavaşça bana doğru yaklaştı

-Madem artık eskisi gibi olamayacaksın,madem sen bunları çalarak yazdın şimdi de doğruları yaz seni sen yapan doğruları asıl gerçek olanı yaz yaz ki sende bununla rahatla...Seni sen yapan şeylerden vazgeçmeden yaz bunları

  • Haklıydı... Neden bunu yapmıyordum? Neden gerçeklerden kaçmak yerine bunları yazmıyordum...
  • Büyük gün geldiğinde Deniz de yanımdaydı ve evet gerçeklerden kaçmadan kendimden vazgeçmeden yazdığım kitabım sayesinde hayatımı bir kez daha kurtarmış olmuştum...