Bazen

Kanlı elleri kirletti , kara gününde dedemi alın teri kadar ak adaleti.

Bazen
Photo: Child of Light

Gözlerime giden bu yollardan en son ne zaman ırmaklar aktı.
Kaldı, milyonlarca kinin arasında buruk yüreklerin en cılız sesi.
Esti ,yıktı ve geçti emirleri ; huzur arayan gezginleri.
Yalnız bırakın artık beni , doldururken her gece eskizimi.


Kurumuş ırmakların dibinde çırpınan hüzünlere şahit oldum.
Artık ağlamak bile zor geliyor elginlere.
Yanımda duranlar , öfke nöbetlerimde bir bir terk etti dostluk sofrasını.
Çıkmalıyken savaşların en anlamlısı , çarpışmalıyken kalemlerin en keskin şiirleri.
Duymak bile ağır geliyor şimdilerde o hüzünlü sözleri.

Dilime küskünlüğüm , gelmişken haykırma günü doğruları sessiz kalmasından.
Kalan vardı hala , bedeni burada ama ebedi geçmişinde yaşayan.
Yarıştırdıkları kan ter içinde kaldı , umutlarının ufukları ise fırtınalarla kaplı.
Kanlı elleri kirletti , kara gününde dedemi alın teri kadar ak adaleti.
Zenginin delaleti fakirin iradesinin önüne geçti .
Yoksa son ölüm çok mu yakın?

Fikirlerinde dalgalanan bayrakları tarif etsek hangi ressam çizebilir?
Kızıl fırça darbeleriyle resmeder mavi-yeşil tuvale ,kabuslara hakim bir canavar.
Asırlardır canavarın pençelerinde boya olan sayısız akıllar.
Şiir , uçurumun ucunda tutunulan cılız bir dal parçasıdır.
Kaderinde , kökleriyle kara canı kucaklayan bir çınar olmak var mıdır? 

Kaç kez şahit oldum bulutların , kızıla çalan sarıya teslimiyetine. 
Sakla gözlerini semadan , eksilmesin güneşin nurundan.
Zamansız bir eserde , heybetiyle ulu gökyüzünün bir halk kadar yaşları.
Topal elginin dayanağı bu baston ve
Onunla dürttüğü kara toprak,
Kim bilir nice yiğitleri yaşatmadı.


Ay'ın dürüstlüğü,
Kader kördüğümünün ön gördüğü,
Tozlu bi rafta çürüyen bizlerle buluşurlar
Mavi tuvale beyaz boyayla pamuktan sanatı ,
Bi kaybolmasıyla güneşinin sel olan o yaşları.
Semaya hakim o kuşu selamlar.