BENİ KÖTÜ HATIRLAMANIZ İMKÂNSIZ

BENİ KÖTÜ HATIRLAMANIZ İMKÂNSIZ

BENİ KÖTÜ HATIRLAMANIZ İMKÂNSIZ

Kirlenmiş kalplerinizde filizlenen nefret tohumlarına rağmen, dik duruşumdan asla ödün vermeyeceğim. Gururla tırmandığım başarı merdivenlerini var gücünüzle sallasanız da, olduğum ve ileride olmak istediğim kişiden bir an olsun vazgeçmeyeceğim. Yürüdüğüm yola attığınız her taşı bıkmadan toplayacağım ve o taşlardan kendi kalemi inşa edeceğim. 

Beni kötü hatırlamanız imkânsız... 
Çünkü ben bu yorgun gözlerimle, bir gece vaktinde annemin gidişine şahit oldum. O gecenin sabahında hiçbir şey yaşanmamış gibi, kalbim sızlamıyormuş gibi yaşamaya devam ettim. 

Beni kötü hatırlamanız imkânsız... 
Çünkü ben bu titreyen ellerimle, bana biçilmiş acıların enkazından tırnaklarımla dağı taşı delerek çıktım. Dünyayı sessize aldım, kendimi dinlemeye çalıştım. Kendimi anlamaya çalıştım. 

Beni kötü hatırlamanız imkânsız...
Çünkü ben bu ayaktayken sendeleyen bedenimi, bir yangının ortasından kıl payı kurtardım. Anılarım, kırgınlıklarım, sahip olduklarım o yangında kül olurken; mor göz altlarıma tutunup attım kendimi dışarıya.

Beni kötü hatırlamanız imkânsız...
Çünkü ben yastığıma gömülüp sızlandığım geceleri sırtımı kendim sıvazladım, saçlarımı kendim sevdim, yaşlarımı kendi ellerimle sildim.

O yüzden karanlık ruhlarınıza inat neşemden asla eksiltmeyeceğim. Düşmemi beklediğiniz her fırsatta yeniden ayağa kalkmak için kendime sebepler üreteceğim. 

Hayata dört elle sarılan bir kadının gülüşünü kolayca yok edemezsiniz. Umutlarını siyaha boyayamazsınız. Huzurunu darmaduman edemezsiniz. 

İşte bu yüzden, beni kötü hatırlamanız imkânsız...