Gecenin ilk dansı

Gecenin ilk dansı

Şehir karanlığa bulanmış, korku ve endişe bina duvarlarına kendini resmetmişti.

Pencereler ardına gizlenen insanların sessizlik çığlıkları gecenin sırtına tırnaklarını geçirmiş , hergün bir önceki güne nazaran daha fazla kanatıyordu donmuş ruhlarını.

Biz  seninle bu gece şehrin ve  korkunun kaçaklarıydık.

Önce fırçalarımızı alıp maviye boyadık siyah duvarları.

Sonra bedenlerimiz kavruna koştuk çıplak ayaklarımızla buz gibi kaldırım taşlarında. 

Ve uyandı sonunda yıllarca  fanusa hapsolan kelebekler . Mistik ezgilerle kanatlarını çırpmaya başladılar.

Bu mucizenin  rengine daha fazla karşı koyamadı koyamadılar. 

Her biri pencereler ardından rengarenk sokaklara çıktılar .

O gece dansları başladı .

Kaldırım taşları alev alana kadar dans ettiler. Ruhları alev alana kadar dans ettiler . Ve yeniden doğana kadar dans ettiler..