Hiç Memnun Olmayan Kadının Erkeği Tüketmesi

Şubat 21, 2026 - 22:48
 0
Hiç Memnun Olmayan Kadının Erkeği Tüketmesi

Çoğu ilişki,
aldatmayla ya da büyük bir kavgayla değil;
bitmeyen memnuniyetsizlikle sona erer.

------------------------
Ve çoğu zaman memnuniyetsiz kadın şunu fark etmez:
Erkeği daha iyi hâle getirdiğini sanırken, onu içten içe aşındırır.
Daha fazlasını isterken, verilenleri görünmez kılar.
Talep arttıkça değer azalır.

Sürekli şikâyet eden kadın, erkeği büyütmez;
onu sürekli kendini ispat etmek zorunda kalan birine dönüştürür.
Bu hâl bir süre sonra mücadele değil, yorgunluk üretir.
Çünkü hiçbir erkek, sonucu olmayan bir savaşı uzun süre sürdüremez.

Zamanla erkek şunu öğrenir:
Ne yaparsa yapsın yeterli olmayacaktır.
Bu farkındalık, onun hevesini değil;
ruhundaki direnci kırar.

Artık daha iyisini yapmak için değil,
daha az eleştirilmek için çabalar.
İlişki, güvenli bir alan olmaktan çıkar;
her an not verilen bir performans sahnesine dönüşür.

Memnuniyetsizlik sessizdir ama etkilidir.
Sesini yükseltmez,
ama bakışları sertleştirir.
Cümleleri kısaltır,
teşekkürü unutturur.

Erkek burada ya kendini kapatır
ya da duygusal olarak geri çekilir.
Çekildiğinde kadın “soğudu” der;
oysa erkek yorulmuştur.

Çünkü erkek, değer gördüğü yerde güçlenir.
Emeğinin fark edildiği yerde sorumluluk almaktan kaçmaz.
Ama hiçbir şeyin yetmediği bir yerde
ne fedakârlık kalır
ne de bağ.

Ve çoğu ilişki,
aldatmayla ya da büyük bir kavgayla değil;
bitmeyen memnuniyetsizlikle sona erer.

Çünkü sevgi,
sürekli eksik sayılan bir zeminde
uzun süre ayakta kalamaz.

Yazan
Korhan KÜLÇE
01/01/2025

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE