Huyuna suyuna

-Lanet olası sivilceler! Diyerek çilek tarlasına dönmüş yüzünde ayrık otunu temizlemeye çalışan köylü gibi iki elinin baş parmaklarını birbirine yaklaştırarak tırnakları arasında sıktırdı '

Huyuna suyuna

-Lanet olası sivilceler! Diyerek çilek tarlasına dönmüş yüzünde ayrık otunu temizlemeye çalışan köylü gibi iki elinin baş parmaklarını birbirine yaklaştırarak tırnakları arasında sıktırdı istenmeyen sivilceyi. Güzelliğine gölge düşüren yegâne şeyin içinden çıkan sarımtrak sıvıyı, düşman askerine iğrenerek bakan komutan edasıyla iğrenerek süzdü ve tırnaklarını peçeteyle sildi. Sırada annesi vardı. İki dakika rahat bırakmamıştı ayna karşısında. Gün sırası kendilerine gelmişti ve annesi odasını toplaması için seslenip duruyordu: -Sevgiii! Odan çok dağınık kızım. Misafirler ayıplarlar sonra! -Onlar kendilerine baksınlar önce. Kısır, kek yemekten besili dana gibi olmuşlar. Oturdukları yerden kalkmıyorlar. Benim odam mı batıyor onlara? -Çok ayıp kızım! Hepsi de iyi insanlar. Neden böyle söylüyorsun? -Ya şurada bir kafa dinletmiyorlar. Bana ne iyiliklerinden. Hepsi de dedikoducu tayfası işte! -Yeter kızım! İyice zıvanadan çıktın, bir haller oldu sana. Büyüyorsun diye alttan alıyoruz. İyice tepemize çıktın sen de! -Ben çıktım öyle mi? Doğurmasaydın o zaman! Elalem için bana laf sayıyorsun burada. -Elalem için değil kızım, kendin için. Yaptığın banaysa, öğrendiğin kendine. Evde kalırsın bu gidişle, kimse almaz! -Almasınlar! Ben de bayılmıyorum kimseye. Hem ben dünyayı gezeceğim, evlenmeyeceğim. -Hadi Sevgi! Daha banyo, lavabo temizlenecek; saç kılların duruyor hala. -Of ya! Bıktım bu evin bitmeyen işlerinden! -Sen de anne olunca anlarsın o zaman! -Olmayacağım işte! Tamam mı? "Beni kimse anlamıyor!" diyerek odasına gitti. Müziğin sesini sonuna dek kökledi. İçinde volkan misali kabaran öfkeyi kusmak istiyordu tüm dünyaya. Annesi odaya gelene dek radyodaki repçinin sözleri, odanın duvarlarında çınlıyordu: "Kod adım nefret. Diyorlar ki bana emret. Söylüyorum, sen de tekrar et. Kesildi sana çoktan bilet. Hadi sana bay bay. Diyorsan bana hay hay. Keserim cezanı çok kolay. Olursun dünyamda kobay. Yov, yov kobay."