İÇİMDEKİ RENKLER

Her bir hayat demek, her bir yaşanmışlık; her bir insan demek, her bir farklı renk demek değil midir??

İÇİMDEKİ RENKLER

  Her rengin çağrıştırdığı, hissettirdiği şey farklıdır insanda.
  Yemyeşil bir ormanda, temiz oksijeni içime çekerek koşmak isterim mesela. Nereye gideceğimi, ne yapacağımı hiç düşünmeden; arkama bakmadan, sonu belli olmayan o yerde koşmak. Nefes nefese kaldığım yerde durup, kuşların cıvıltılarına şarkıyla eşlik edip özgür hissetmek isterim kendimi. Bazense masmavi bir deniz kenarına gidip, ayaklarımı suya sokup hayal kurmak isterim. Sonra gözlerimi kapatıp dalgaların attığı vaveylaları dinlemek. Sonraysa yüzümdeki acı bir tebessümle, hayatımın tüm karmaşıklığını anlatıp alıp götürmesini, derdimi azaltmasını beklerim. Birazda kumsalda yürüyerek etrafı seyretmek. Kimi zaman tek olacağım yere gidip kafa dinlemek, kimi zaman ise kalabalıkla renklerin içine karışmak isterim. Her bir hayat demek, her bir yaşanmışlık; her bir insan demek, her bir farklı renk demek değil midir? Daha sonra gecenin simsiyah karanlığını en iyi izleyebileceğim bir tepeye çıkmak. O karanlıkta ruhumun ortaya çıkışıyla birlikte, ayın ve yıldızların geceyle o muhteşem uyumunu büyük bir kıskançlıkla izlemek isterim. 
  Ve belki de bunları tek başıma değil de, biriyle yapmak isterim..

"Dünyanın renkleri karşısında insan nedir? Dünyanın renkleri, insanın duygularından da büyüktür."
~Juan Ramón Jimenez 

A°21'05