KÂBUS

bir kabusa uyanmaktansa bin kabusla uyanmayı yeğlerim. fakat hayat tercihlerimle pek ilgilenmiyor tabi. kabus. benim evim benim çatım beni aç açıkta bırakmayanım'

KÂBUS

'bir kabusa uyanmaktansa bin kabusla uyanmayı yeğlerim. fakat hayat tercihlerimle pek ilgilenmiyor tabi. kabus. benim evim benim çatım beni aç açıkta bırakmayanım. 

beni keşke açıkta bıraksa çünkü sokaklar sokaklarda kediler parlak gözlü kediler ve topuk tıkırtısı. sokakta gece gündüz tılsım. bitmeyen ışıltı. 

fakat benim boynumda cevșen yerine bir keder. volta atıyorum evin içinde. 

zarifoğlundan mülhemle; kuşlar da kederle uçuyor ömrümde diyorum. keder ekmeğim suyum. keder beni doğuran ana. benim yavrum. keder benim balkonsuz penceresiz hücrem. keder benim uzayan kısalan gölgem eriyen büyüyen gövdem. ben kederden olma kederden doğma. uyuyunca değil ölünce hiç. nasıl geçer Allahım bu keder.

dün gece. kendimi ellerim göğsümde. kaburgalarımı sayarken buldum. bir yerde bir eksik bir firar bir sorun var dedim. olmalı. yoksa bu kadar kemik bir yumrucuk kalbi nasıl korumasın. fakat hepsi olması gereken yerde duruyor öylece. tam yirmi dört tane. buna rağmen.

kalbim bir karahindiba. yelsiz nefessiz hiçbir kuvvete ihtiyaç duymadan. dağılmak hüneri. kalbim bir volkanik dağ. kalbim annesiz çocuk çocuksuz anne. kalbim. dalından olmadan düşen meyve. kalbim benim devrik cümlem. eksik bir adres. kalbim bileksiz künye. 

çok uykum var Allahım lütfen hemen söyle. 

bitmeyen kabus dinmeyen keder ve ölmeyen kalbimle.

bu gidiş nereye? '