Kalbin Aşka Verdiği Öğüt

Kalbin Aşka Verdiği Öğüt

Bir gün aşk ile kalp tanışırlar,

Aşk: Merhaba, benim adım Aşk. 

Kalp: Benim de adım Kalp. Memnun oldum tanıştığımıza.

Aşk: Bir şey soracağım. Sakın yanlış anlama. Sen Kalp misin gerçekten? Hiç defterlere çizilenlere benzemiyorsun.

Kalp üzgün bir şekilde cevap verir: 

-Önemli olan şekil değildir. Önemli olan içinde beslediğin duygulardır. 

Aşk hayal kırıklığı içerisindedir. 

-Ben seni böyle hayal etmemiştim. 

-Ama ben senin hakkında o kadar güzel şeyler duyuyorum ki ve o kadar güzel şeyler biliyorum ki... 

Aşk, bu sözleri duyunca çok sevinir, Kalbe içi ısınır. 

-Öyle mi? Çok mutlu oldum bunları senden duyunca. Peki, ben de senin içinde yaşayabilir miyim?

-Tabi ki yaşayabilirsin. Hem biz iki kardeş ülke gibiyiz. Bir ülkede her dinden, dilden, renkten insan yaşıyorsa, bizle de her türlü duygu barınıyor. Her zaman içimde yerin hazır.

Aşk gösterişli bir oda gösterir ve:

-Ben bu odaya yerleşmek istiyorum, der. Ne kadar kardeş ülke gibi olsak da ben bütün duygulardan üstünüm. 

Kalp: O oda olmaz. Sen Zamanla birlikte aynı odada kalacaksın, der. 

-Neden istediğim yerde kalamıyorum? Zamanla birlikte aynı yerde kalamam. 

Kalp sakinliğini korur. 

- Zamanla birlikte kalmalısın. Çünkü burası bütün vücuda sevgiyi dağıtmanın çıkış yoludur. Buradan en uç noktalara kadar zamanın içinde ulaşmanı sağlar. 

Aşk bu konuşmalardan çok etkilenir. Büyüklüğün kalbin içinde azalacağını değil, tam aksine çoğalacağına karar verir ve Zamanla birlikte aynı odada yaşayarak Kalp her temiz kan pompalandığında bütün vücuda dağılır ve hiçkimsenin bozamayacağı bir dostluk içerisinde yaşamaya başlarlar. 

SON