Kar Tanesi 5.Bölüm

Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı..

Nisan 21, 2022 - 17:02
 0
Kar Tanesi 5.Bölüm

-CAROLİNA CARTER - 

İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acısından çok daha ağırdır... 

Derin bir nefes verdim, yataktan fırlayarak kalktım. Annem donuk yüzüyle morgda yatıyordu ve ona doğru yürüyordum. O küçük zavallı kız ama bir anda kendini boş sokaklarda buldu. Sokak lambasının altındaydı, başını göğe çevirdi ve kar yağıyordu. Onlardan kaçmaya çalıştı ama başaramadı, çıplak ayaklarının altındaki kara baktı ve hepsi kırmızıya bulanmıştı, gökten kırmızı kar taneleri düşüyordu. "ANNE! "diye bağırdım beni bu kabustan kurtarması için ama gelmedi ve kırmızı kar tanelerinin arasında boğuldum... 

"Lavin ben buradayım, geçecek. Gel buraya."Karanlıkta onun sesini duydum, yatağın yanındaki küçük abajurun ışığı ile gözlerimi kıstım. Yanıma yaklaştı ve beni göğsüne bastırdı.

"Peki her zaman olacak mısın?" dedim göğsünden başımı ayırarak. 

"Lavin Vanessa senin her zaman yanında olacağım. "Beni tekrar göğsüne bastırdı, saçımdan öptü." Seni anlıyorum, acını anlıyorum. Çok zor biliyorum ve her böyle hissettiğinde senin için burada olacağım." 

"Söz ver, sen de gitmeyeceksin. Lütfen güveneceğim sana ve gitme, bu çocuk buna dayanamaz." Dayanamaz bu çocuk buna, dayanamaz Lois.. 

"Söz. "Bir süre sessizce yatakta oturduk. Işığı söndürdü ve beni göğsüne yatırdı. 

"Sen de onlar gibi beni bırakma." Sol gözümden bir damla yaş yanağımdan süzülüp gitti. Uykunun kollarına geri döndüm. Bedenim her ne kadar canlı olsa da ruhum ölmüştü. 

Kıkırtılar ve fotoğraf makinesinin deklanşörünün sesiyle gözlerimi açtım. Etrafıma bakındım ve 3 yüzle karşılaştım. Elena elindeki fotoğraf makinesi ile bizi çekiyordu, neden çektiğini anlamak için başımı yana çevirdim.Lois'in kollarında uyuyakalmıştım, hemen kollarının arasından sıyrılıp yataktan fırladım.

"Günaydın Lavin." dedi Buse gülerek. Elena elindeki fotoğraf makinesini bana doğru salladı. 

"Günaydın billboard güzeli. Bunları da billboardlarda görmek ister misin? Çok tatlı çıktılar değil mi Harry?" Yataktan yastık alıp onlara doğru fırlattım. O an çevreme bakındım ve kendi odamda değildim. Bunu şu an fark etmem garipti ama dün gece bunu fark edebilecek halim yoktu, kendimde değildim. 

"Sen ne yaptığını zannediyorsun?" Attığım yastık odaya giren Theo'nun yüzüne gelmişti. Sinirle bana baktı ve üstüme yürümeye başladı. 

"Ahh minik ayı da gelmiş." Ben de ona doğru adımlarımı attım ve yüzüne nefretle baktım. 

"Ayrılın bakayım siz."Lois uyanmıştı ya da uyanıktı ama uyuyor numarası yapıyordu, bilmiyorum. Keçiler gibi kafalarımızı tokuşturmuş birbirimize nefretle bakarken Lois aramızda girdi ve bizi ayırdı. "Çocuk gibi davranmayın, bundan sonra Lavin de bizim ekibimizde Theo ona göre davran!"

"O hiçbir zaman bizim ekibimize dahil olamaz Lois! Bunu o kafana sok." Lois sakince onu dinliyordu, bu Theo'yu daha da sinirlendiriyordu.Lois dediklerine tepki vermedi. Theo ona göz devirip kapıyı çarpıp odadan çıktı, diğerleri de onun ardından çıktı.Odada Lois ile ben kalmıştım. 

"Sadece annemin katilini bulsak yeter, kavga etmenizi istemem."

"Lavin sen buraya aitsin."Gözyaşlarım yine akmaya başlamıştı. Niye şu aptal gözyaşlarımı tutamıyordum. 

"Ben sadece neyse boş ver. "Gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim."Banyo ne tarafta? Duş alsam iyi olacak. " 

"Buse'nin odasındaki kullan çünkü artık orası senin de odan, çatıyı tamir edene kadar yani." Bana odaya kadar eşlik etti. "Şu yatak senin, üstünde temiz kıyafetler de var." dedi ve ardından kapıyı ardımdan kapatıp gitti.

Banyoya girdim ve kapısını ardımdan kilitledim. Üstümdeki elbiseyi iğrenerek kollarımdan indirdim. Alkol kokuyordu. Sadece bir anlık her şeyi unutmak için yaptığım ve sonra pişman olduğum bir şeydi ama yapmayı da bırakamıyordum. Bu ilaçlar ve alkolü bırakırsam sanki yaşayamazmışım gibiydi. Gerçekle yüzleşemezmişim gibiydi. İç çamaşırlarımı da çıkardıktan sonra aynada kendime baktım. Bu kimdi emin değildim ne Lavin Vanessa ne de Zeynep. Yüzümde yaram olmasa da gözlerim beni açığa vuruyordu, o koyu halkalar ve ışığı sönmüş bir çift göz..Başımı aşağı eğdim ve karnımdaki izlere baktım, bir sürü çizik doluydu ve kasığımda olan yara yıllar önce Lupus teşhisi konulduğunda olmuştu.O ameliyatla yaşadım.. 

"Lavin 1 saate aşağı da ol, ekip toplantısı olacak." Buse kapıyı tıklattı ve cümlesini söyleyip bir süre kapı da ses vermemi bekledi, onun orada olduğunu biliyordum. 

"Buse senden bir şey isteyebilir miyim ama sakın kimseye söyleme. " 

"Tabi ki Lavin." 

"Valizimden bana siyah küçük makyaj çantasındaki merhemleri getirir misin?"

"Getiririm tabi. Yatağın üstüne koyarım ben, sen hadi duşa gir."Bir şey demedim, elim yaralarıma gitti. Gözümden yaş geldi ve yine ağlıyordum. Canım yanıyordu; fiziksel değil, ruhsaldı. Bedenimdeki yaralardan daha fazlası vardı içimde saklı. Ah kederli ruhum, ah benim yalnız ve yaralı çocukluğum şimdi beni gördüğünde ne derdin? Düşlerim bazen şimdi gelsem, kollarıma alsam, seni sarsam seni oradan "Bak ben buradayım, yalnız değilsin. Düşlerinde gördüğün o seni kurtaran prens dergilerdeki insanlar değil benim.. "desem ve seni sımsıkı tutup bırakmasam. 

Suyun altında sessiz çığlıklar içindeydim...

Bornozumu yatağımın üstüne bıraktım ve yatakta duran merhemlerden birini alıp karnıma sürdüm. Yanıyordu, çok yanıyordu. Mikrop kapmış olmalıydı, dişlerimi sıktım. Kapı tıklatıldı. 

"Girebilir miyim?"Lois gelmişti.

"Bir dakika beklemen gerek. "Hemen yataktaki kıyafetleri üstüme geçirdim. Yaram hâlâ yanıyordu, çenemi kırılacak kadar sıktığımı fark ettim ve biraz gevşemeye çalıştım.

"Girebilirsin. "İçeri girdi, beni baştan aşağı süzdü. Üstümde pijama vardı ve çok saçma bir haldeydim. Üstünde Ayı Yogi vardı.

"Yakışmış. "dedi alayla gülerek. Bende gülümsemesine karşılık verip göz devirdim. 

"Ama sana daha çok yakışır Lois, bir de senin üstünde görelim istersen. "

"Maalesef o bana olmaz, sıska şey seni. "Yüzüm düşmüştü, bu kadar zayıf olmamın nedeni hastalığımdı; bir türlü kilo alamıyordum, yakın zamanda çok fazla kilo kaybı yaşamıştım.

"Kötü bir şey mi dedim? "

"Hayır neyse hadi sen git, ben geleceğim az sonra." Onu çevirip sırtından ittirdim ve kapıyı yüzüne kapattım. Ardından yatağın üstündeki tarağı alıp aynanın karşısına geçtim, saçlarımı taradım. Saçlarım uzatmıştı hem de baya. Anneme benziyordum, aynı annemin saçlarıydı saçlarım dadım böyle derdi. 

Merdivenlerden inerken içeride bir şeyler konuşulduğunu duydum, Theo ile Buse kavga ediyordu.

"Onu neden çağırdın, o bu ekibe dâhil bile değil!"Artık merdivenden inmiş onları kapının kenarından izliyordum, Theo masaya yumruğunu vurdu ve pencereye doğru ilerledi. 

"Benimle problemin ne?" Odanın ortasına doğru yürüdüm, Theo hariç herkes bana baktı. 

"Çünkü sana güvenmiyorum." 

"Lavin de geldiğine göre başlayım, Theo sen de gel buraya Mızmız Myrtle gibi dikilme orada." dedi Harry, onu kolundan çekip oturturdu sandalyeye. Yanıma oturmuştu. Ona bakmadım, doğruca Lois'i izliyordum.

"Evet bu gece sizinle bir eve girmemiz gerek ama bu ev öyle bir ev değil, güvenlikler dolu. Her yerden her an her şey çıkabilir. "Cümlesini yarıda kesti Harry. 

"Kurt adam da çıkar mı Lois ? Lütfen çıksın. "Elena ile birbirlerine bakıp kahkaha attılar, bense onları tek kaşımı kaldırıp bir bakış attım.

"Bu evden bir dosyayı almamız gerekiyor. Başka bir gün değil, sadece bugün yapabiliriz. Daha sabah öğrendiğime göre ev bu gece boş olacak, aylardır bunu bekliyorduk."Bu sefer cümlesini yarıda kesen ben oldum.

"Peki kimin evi? "Önümdeki kahveye uzandı elim.Lois yüzüme baktı söylemek için emin değilmiş gibi."Lois o eve gireceksem kimin evi olduğunu bilmeliyim." 

"Carolina Carter." Elimdeki kahve fincanını masaya düşürdüm, kahve üstüme döküldü.Ellerim titriyordu, masanın altına gizlemeye çalıştım. Kafamda onun ismi dönüyordu. Carolina Carter...

Instagram -Tiktok:bellaelliehall

Size güzel bir gün dilerimm :). 

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow