KOŞULLANMAK PRANGASI

Her şeye sahip olabilirsiniz, ama sahip olduğunuz her şeyle mutlu olamazsınız.

KOŞULLANMAK PRANGASI

Merakımız, okuma güdümüz, mutluluğumuz hepsi bir şarta bağlı artık. Merak etmiyoruz, sorgulamıyoruz çünkü zihnimizi  - farkında olarak veya olmayarak- meşgul ettiğimiz şeyler var.
Gün içinde bi' platformda sanallığı solurken yüzlerce içerik içinde kayboluyoruz; gözümüzden, zihnimizden hızlıca akan bu küçük mutlulukların ebatı zaman için hiç de küçük değil.

Okumak gibi bir amacımız zaten yok. Ki, varsa da orada burada yarım yamalak bilgelik taslamak için.
Mutluluğumuz en tehlikelisi, çünkü mutluluğu koşullandırmak elde ettiklerinle doyacağını sanmak gibi bir yanılgıya gebe. Kaldı ki sanal dünya bu konuda derya deniz. Sürekli tüketimi ve pazarlamayı öneren şeylerin eksiklik telaşı, ne yaparsak yapalım açığını kapatmıyor. Daha vahim olan ise bu tasarlanmış vitrinin içinde bir zaman sonra kendi kendinizi cezbetmiş ve başkalarının gözünü boyamaya çalışan birine dönüşüyorsunuz. Yani bu öyle bir sistem ki onlar hiçbir şey yapmasa bile bizler onların devamlılığını sağlamaya gönüllü hale geliyoruz.

Şartlanmış şeylerin daha derinine inecek olursak, bu sadece mutluluk duygusu için geçerli değil, her şey daha küçükken başlıyor; güzel kız ol, yaramaz çocuk olma, bak hiç annesinin sözünden çıkıyor mu ?
Yoksa seni sevmem..
Bu cümle belli bir kalıba uygun olmadığında kabul görmeyeceği düşüncesini yaratırken bir çocuk için sevilmemenin nasıl acımasız ve korkunç bir tehdit olduğunu düşünebiliyor musunuz ?
Konudan çok sapmadan şunu belirtmek isterim ki, bunun bir çocukluk örneği olması uzak olduğu anlamına gelmiyor. Çoğumuz hâlâ o kalıplara değilse de başka kalıplara uyan, hayır demekten  korkan büyümüş çocuklarız.

Peki memnun muyuz?
Kısa vadede elde ettiğimiz şeyler mutluluk sağlar, ama bu bir parfümün kalıcılığı kadardır. Gerçekten insanın doyması için derisinin ve kemiklerinin altında bulunan ruhunu beslemelidir. Her şeye sahip olabilirsiniz, ama sahip olduğunuz her şeyle mutlu olamazsınız. Çünkü yarattığınız o koşullar evrenine atılan tikler, hükmünü süremediğiniz içsel huzurun yerine tekabül etmez.

Toparlayacak olursak, bazı şeyleri bahane etmemeli imkanınız ne olursa olsun her birimizin hayatında şartlara bağlı olmayacak mutluluklar özgürce mevcuttur. Ve yaşamın içinde bulunmak, gösteri dünyasının yan karakterciliğinden haylice iyidir. Şimdi bu kadar sallamışken rahatsız edici bir gerçekliği söylemeyi borç biliyorum, bu satırları yazan riyakarın bahsettiklerinden ayrı olduğunu düşünmüyorsunuzdur umarım. Bir şeyi eleştiriyorsanız ilk başta kendinize yönelmelisiniz, ben sona bıraktım fakat siz kendi aynamdan bakıp kendime ve birçok kişiye seslendiğimi anlamışsınızdır..