ruhumun kıyıları- çiçeklenmeler
selam. buralara uğramak biraz uzun sürdü. bıraktığımdan değil. ilhamım çoğalsın istedim aslında. bu yazında bir yerlere serpiştirdiğim beni etkileyen cümleler üzerine konuşmayı planlıyorum. akışta göreceğiz. hazırsanız başlayalım.
iki gün önce bir öğrencim çiçek almış bana, saksıda. kasımpatı ya da papatya tam cinsinden emin değilim ama aşırı güzeller. çiçeklere bayılırım. kim bayılmaz ki zaten. muhteşem canlılar. kitap ve çiçek beni en mutlu eden şeyler bu hayatta sanırsam. hediye aldığımda da mutluluktan ne yapacağımı şaşırıyorum. her neyse işte. ben de dün onu soldurmak istemediğim için chatgpt'ye fotosunu çektim attım nasıl bakabilirim felan diye. ve orda yazdığı şey beni o kadar etkiledi ki. bazen böyle şeylerin gerçekten tam ihtiyacımız olan anda çıktığına inanıyorum. şöyle diyordu, bu sıralar biraz iq'sunun düştüğünü düşündüğüm chatgpt; 'çiçeklenmeyi uzatma, solan çiçekleri hemen kopar ki bitki enerjisini yeni tomurcuklara versin.' waaoww. okuduğum anda cidden waoww oldum. hem çiçeklere dair bakış açımı hem de hayatıma dair farkındalığımı geliştirdi. öncelikle solan yapraklara da hala enerji harcadığını bilmiyordum çiçeklerin. buna bir şok oldum. ve sonralıkla bir anda beynim hıphızlı düşünmeye başladı. bayılıyorum böyle farkındalık anlarına. dedim ki ne kadar da aynıyız. biz de bazen tükenmiş, kırılmış ya da solmaya yüz tutmuş taraflarımıza hala o kadar çok enerji harcıyoruz ki. halbuki koparıp atsak üstümüzen yük kalkacak, yenileneceğiz ve cidden de tomurcuklanıp çiçek açacağız. insan o kadar çok tutunuyor ki yaptığı hatalara. belki de farkında olmadan yapıyor bunu ama tekrar tekrar aynı kuyuya düşüyor. ezbere aynı şeyleri tekrarlıyor. hata yapmak tabiki de normaldir. benim anlatmaya çalıştığım örneğin bize göre olmayan , ruhumuza zarar verecek insan tipleriyle tekrar ve tekrar ilişki kuruyoruz. ya da gereksiz enerjimizi tüketiyoruz verilen şey onlara fazla geldiği halde. halbuki bir durup düşünsek ben ne istiyorum diye. ihtiyaçlarım neler, ne beni tatmin eder diye. ve hatta belki yalnız kalsak o solmuş ilişkilerden sıyrılıp. o zaman yeniliklere enerjimizi harcayabileceğiz. çiçekleneceğiz, kendimize ait olanı buldukça. benim de sonradan yüzleştiğim bir şeydi bu. ve hala yazarken rahatsızlık duyuyorum. kabullenemememin ya da aynı hataları yapmış olmamın huzursuzluğu bu, farketmiş olmama rağmen. yalnız, çiçeklerle aramızdaki tek fark şu ki bunu onlar için başkaları yapabiliyor. her zaman olmasa da böyle bir ihtimalleri var. biz de ise durum böyle değil. hayatımızdaki her şeyin sorumluluğunu almalıyız. ilişkilerimizin, kariyerimizin, duygularımızın, hatalarımızın, başarılarımızın, harcadığımız enerjimizin, o solan yaprakları koparıp atmanın... hepsinin.
şimdi dönüp baktığımda farkındalığımın olmadan geçirdiğim bu süreçten öğrendiğim bir şey varsa bence o da şudur; insanlara değerinden fazla enerjiyi harcamamak. çünkü taşıyamıyorlar. gerçekten taşıyamıyorlar çok kez şahit oldum. taşıyamadıkları için geri çekiliyorlar, seni itiyorlar,görmezden geliyorlar, enerjini sömürüyorlar ya da kötülükle geliyorlar. ben hep sevgiyi ve hatta tüm duygularımı kabul edip güzelce yaşama taraftarıyım. ama insanlar bunu taşıyamıyor. taşımayı bilmiyorlar, taşımayı öğrenmek istemiyorlar, bunun sorumluluğundan kaçıyorlar. onlara fazla geliyor verdiğim sevgi, özen, değer. ben de vermemeyi, kısmayı öğrendim. -taktiksel değil kesinlikle. benim doğama aykırı çünkü taktik.- içgüdüsel olarak kendimi korumayı öğrendim. bilmiyorum belki de daha az sevmeyi öğrendim. onar onar gitmek yerine gelindiği kadar gitmeyi öğrendim. hassas, narin ve duygusal ruhum için bu biraz zor oldu ama tanışıklıklarım bana taşa yüz tutmayı öğretti.
belki de çiçeklenmeyi uzatmasaydım. solan yapraklarımı zamanında koparsaydım. aynı döngülere tekrar tekrar girmeseydim daha çok tomurcuklanabilecektim. ama hayat bu. her duruma, her pişmanlığa, her hataya hakkı var. keşkelerle belkilerle yürümüyor. geçmişten ders alıp ona göre şekillenmeyle ilerliyor. elimden gelenin en iyisi de bu. öğrendiklerimle yola devam etmek, yolumun tadını çıkarmak, her anından keyif almak, yaşamaya da yüz tutmak, yaşantılar oluşturmak... yaşadım diyebilmek için elimden gelenin en iyisi bu..
diğer yazında görüşmek üzere. hoşçakalın
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0