Seni Sana Anlatsam

Seni sana yazıyorum, her uzvum ve her zerrem ile...

   Bakıyorum da etrafıma her yer anılarla dolu, anılarımızla. Sanki duvarlar, duvar değilde birer kapı ve elinle dokunduğunda o anın içindesin. Dokunuyorum şimdi karşımdaki bir duvara, seninle ilk tanışmamız geliyor aklıma, biraz soğuk çokça mesafeli ama sıcak. Değişikti hala da değişik aramızdaki ilişki. Senin bana siz diyerek hitap edişine hâlâ gülüyorum. Ama konuştukça tanıdık bir birimizi, tanıdıkça daha çok konuştuk ve şimdi ikinci yılın bitişi oluyor. Elimi çektim ve arkamda ki duvara dokundum ve bu defa kahkaha attım. İlk buluşmamız, Balat'ı merak ediyordun ve oraya gitmiştik ama önce kaybolup sonra köpekler tarafından kovalanmıştık. Güzeldi, seninle geçen her saniyem güzeldi. Ve sana bunları yazıyor olmam daha güzel. Sana anlatacağım çok şey birikti aslında bu mektubumda da sana kendimi yazacaktım ama görüyorsun bak yine sana seni anlattım. Farkında değilim, neyse sen şimdi duygulanıp biraz yağmur yağdırırsın, yağmasın bulutların ya da sadece benim yanımda yağsın da öpebileyim yağmur tanelerini. Gülümserken yalnız olduğuna da dikkat et kimse görmesin dudak kıvrımını. Ve son olarak bitki çaylarını unutma.

     Gecen güzel olsun, yıldızların altında...