Sevgili Düşamanım: Tümör

Bir intihar mektubu...

Sevgili Düşamanım: Tümör
Sevgili Düşmanım: Tümör
İnsanın içinde büyüttüğü bir parçanın ona düşman olması ne kadar da acı bir durummuş.
Gün geçtikçe beni mahvediyorsun ama ben, sana dokunamıyorum bile.
Seni öğreneli birkaç ay oldu.
Halbuki sen içimde büyümeye başlayalı çok olmuşsun.
Çok geç kalmışım seni fark etmekte.
Seni beynimin içinden söküp atmayı çok istedim ama olmadı.
Vazgeçtim ben de.
Savaşmayacağım artık seninle.
Sakın senden korktuğumu sanma! 
Pes ettim sadece.
Birkaç kişi var şimdi hayatımda.
Güya üzülüyorlarmış benim için.
Ben bütün bir dünyayı başıma dert edinirken neredelermiş?
Sitemim sana da değil.
Senin en büyük suçlun benim.
En büyük kızgınlığım kendime.
Biraz da hayata kırgınım.
En çok da peşinden koşmadığım hayallerime küskünüm.
Boşa geçmiş bir hayatın ölü toprağı var üstümde.
Hatıralarım semer gibi sırtımda, ağırlığı omuzlarımda bir yük...
İnanır mısın, korkularım komik geliyor artık.
En büyük korkum, sevdiklerimi kaybetmekti.
Meğer ben, kimseyi kendimden daha çok sevmemişim ki.
Gün geçtikçe biraz daha yıpranıyorum.
Her günüm, ölümüme bir gün daha yakın.
Gün batımında içim bir nahoş olurdu hep.
Sadece sebepsizce sevmezdim gün batımlarını.
Herkes fotoğrafını yakalamaya çalışıyor şimdilerde.
Bense sadece hüzünle bakıyorum.
Neden hüzünlenmeyeyim ki hayatımdan bir takvim yaprağı daha sökülürken?
Artık güneşin anlamı bambaşka bende.
Çünkü seni güneşin olmadığı bir günde öğrendim.
Ve seni güneşin olmadığı bir vakitte terk edeceğim.
Şu an saat, gece yarısını on geçe...
Hadi gel vedalaşalım.
Öyle uzağımda durma da yaklaş.
Bir sarılayım sana şöyle sımsıkı.
Belki birlikte yanarız.