Şiir Gibi Bir Ülke

15 Mayıs 1919'da Milli iktisadımızın Canevi olan İzmir'in Yunanlıların işgal ettiğini 16 Mayıs 1919'da haber aldık..

Şiir Gibi Bir Ülke

15 Mayıs 1919'da Milli iktisadımızın Canevi olan İzmir'in Yunanlıların işgal ettiğini 16 Mayıs 1919'da haber aldık. Anadolu Sevr'e göre değil, Mondros'a göre işgale uğramış. Mondros'tan (30 Ekim 1918) sonra düşman işgaline başlamış. 15 Mayıs Yunan İzmir'i işgal etmiş Mustafa Kemal 16 Mayıs'ta yola çıkmış. 19 Mayıs 1919 Samsun'a ulaşmış. Yardımeli bir gemi, gemiden yeniden doğan bir güneş, inmiş. Tabii hayat biraz da yormuş. Ama işte görüyoruz ki sonu güzel olmuş. Mustafa Kemal her zamanki kararlı tavrını takınarak atılmış cepheye. Manzara pek parlak olmasa da vatanı için uykusuz geceler yorucu cepheler geçirmiş. Her şeye rağmen pes etmeden, yılmadan başarmış. Zaten bu tür kavramlar atamızın doğasına bile ters düşer. Emek verilen her şey çok güzel olur. Tıpkı ülkemiz gibi fark yaratarak şiir gibi bir ülkede yaşıyoruz. Ama maalesef bu yaşantının hakkını veremiyoruz. Atamız onca emeğe karşı bugün için şu sözleri söyler ; doğum tarihini Atatürk bile bilmezmiş. Cumhuriyet devrinde doğum yıl dönümü kutlamak için kendisine müracaat edenlere  "itiraf ederim ki ben de bilmiyorum, eğer lütfedip bir gün yapmak istiyorsanız en münasibi 19 mayıs'tır." dediğini hatırlatırım. 19 Mayıs Türk'ün ve Atatürk'ün tarihte en mesut olayının cereyan ettiği gündür ve bu özel günü fikri olarak gençlere armağan etmiştir. Bedenen ve yaşça bir gençlik arka planıdır. Ülkeyi ayakta tutacak olan günümüz şartlarına beden gücünden ziyade zihinsel güçtür. Özgür ve hür düşünce yapımızda bu süreçte en iyi şekilde rol almalıyız. Şiir gibi düşüne düşüne , hece hece , mısra mısra yazılıp çizilen bu ülkeyi bir müsvedde gibi buruşturup çöpe atmak şanımıza yakışmaz. Bu günü kutlamak ve artık kendinizi toplamak yakışır şu saatten sonra bize...