Yağmura ihanet.

Yağmura açılan her şemsiye gökyüzüne sıkılan bir mermidir.

Yağmura ihanet.

Seni bulmaya çalışırken kendimi öyle çok kaybetmişim ki.


Dünya bir parça almış sanki senden. Ya altın sarısı saçlarından ya da deniz mavisi gözlerinden. Yağmurlar yağdırmış sonra sana olan özleminden, bazı insanlar bereket sanmış, bazıları felaket.
Ve ben her gün o berekete avuç açtım. Her damlasına muhtaç olduğum yağmura insanlar şemsiye açtı.

Açılan her şemsiye gökyüzüne çevrilmiş bir namlu değil mi? 

Bu yağmura ihanet değil mi?