ARAYIŞ

Tesadüfler hayat akışının bize hazırladığı gerçeklerdir.

ARAYIŞ

Ağustos ortası beklenmedik bir yağış, fırtına. Mekanı su basmıştı. Elektrik şalterleri indirilmiş, çalışanlar paçaları sıvamış, naylon terliklerle, fırça elde suları uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. Yağmurun biraz hafiflediği kısa anlarda işe yarar gibi görünüyor, ancak müthiş bir patlama sesi gibi gök gürültüsüyle daha güçlü gelen su kendine daha geniş alanlar buluyordu. Ağaç dalları rüzgâra direnemeyerek kopuyor oraya buraya savruluyordu. Dışarıda olmamak en güvenli seçimdi, ama işte olmak bir mecburiyetti. Tek bir müşteri çalışanlarla birlikte bu mağduriyeti yaşıyordu. Geldiğinde henüz hava patlamamış olsa bile, önceden bilinen bu felakette dışarı çıkması ne seçim, ne de mecburiyetti. Bir arkadaş buluşmasıydı nihayetinde…

Dilek geçici işe başlamış bir lise öğrencisiydi. Çalışanların en küçüğü ve tecrübesizi. İçten içe geldiği için kızılan müşteriyle irtibata o layık görülmüştü:

-Bir ihtiyacınız var mı, iyi misiniz?

-Yok yavrum, sadece şaşkınım. Buraya her zaman gelmem, su basıyor muydu burayı yağmurda. Kırk yılda bir evden çıkmaya karar verdim başıma gelene bak, diye gülümseyerek konuştu kadın.

-Ben de yeniyim, bir aydır çalışıyorum. Ben varken olmadı, ama daha önceleri birkaç kere olmuş. Endişelenmeyin. Birazdan diner. Biz buradayız.

-Kendim için değil arkadaşım için endişeliyim. Gelmiş ama içeriye girememiş. Ana giriş de su doluymuş geçememiş, orada bir kurulukta bekliyor.

O esnada telefonu çaldı kadının. Cevap verdi:

-Hiç sorma arkadaşım, ben de çalışanlarla su geldikçe geri çekiliyorum. Şu anda tezgâhın arkasında bekliyoruz. İçeri geçtin mi sen? Giriştesin…..  Ana binada mı?....  Ben kafe bölümünden çıkamam, ayağımda bez ayakkabılar ıslanırsa, idrar yolu enfeksiyonu tetiklenir. Ne yapalım?.... Tamam arkadaşım, başka zaman görüşürüz….Öyle yap… Ben de burası müsait olunca çıkarım herhalde…. Aaaaa evet, ben de karşılaştım sabah Mevlüt arkadaşla. Burada yeni işe başlamış. Yanında demek, o ilgilenir seninle. Nasıl olsa hemen gidemeyeceksin.

Bir müddet sonra elinde bez ayakkabıları, ayağında naylon terliklerle paçalar sıvalı, Dilek’in tuttuğu şemsiye ile ana binaya giriş yaptı kadın. Yine kahkahalar eşliğinde “manzaramı beğendin mi” diyerek.

-Yaaa, canım, senden kadın tuvaletinden kağıt havlu veya peçete getirmeni rica etsem. Ayaklarımı kurulayıp giyineyim.

Zaten tuvalet kapısının önünde olduklarını fark eden arkadaşı hemen denileni yapmak üzere harekete geçti. Çıkışta büro gibi bir odaya sesleri takip ederek buldu arkadaşını.

-Zerrinciğim bu kızımız lisede öğrenci imiş. Benim de fikrimi sordu, yazar çizer olduğumuzu anlayınca. Okul değiştirmek istiyormuş. Bu sene 10.sınıfı tekrara kalmış. Okulunda mutlu da değilmiş. Sağlık meslek lisesi istiyor, sen bilirsin geçebilir mi?

-Puanla sanıyorum tüm okullarda geçişler. Kontenjanlarına bakıp puanları kendisininkine uyuyorsa talep edebilir. Ama en doğrusu gidip okul ile görüşmek.

Dilek:

-Biz gittik görüştük, kendi okuluna dilekçe ver dediler.

-Öyle yap o zaman, dedi Zerrin. Ama önce puan ve kontenjan durumlarını internetten araştır.

-Tek bir tercih hakkım varmış, ben mutlaka gitmek istiyorum. Erken nakil istemem işe yarar mı?

-Bildiğim kadarıyla puan üstünlüğüne göre ve yer olması halinde merkezi olarak yapılıyor. Ama sen 10.sınıfsın. Meslek liselerinde branşlaşma var. Onun usulü farklı olabilir. Yine de en doğrusu okulundan öğrenmen. Her sene kurallar değişiyor. Ben de yakın zamanda takip edemedim. Sen hangi okuldasın?

-Anadolu lisesindeyim, sağlık istemiştim olmadı. İçimde kalmasın diyorum. Yıl boyunca çalıştığım için yorgundum, derslere önem veremedim. Beynimde olanları bile yani bildiklerimi kağıda dökememe sorunu yaşadım. Ama bu sene okula tüm gücümü vereceğim. Üniversite için para da biriktirdim.

- Çocuğum, amacın üniversite ise olduğun okul en doğru yer. Sağlık lisesi çalışanları artık tam yetkili mezun olamıyor, yardımcı olarak çalışabiliyorlar. Sağlık alanında üniversiteden meslek sahibi olabilirsin.

-Aslında ben okulda arkadaşlarımla, kimi öğretmenlerle çok ters düştüm, sağlık olmasa da okul değiştireceğim.

- İmam Hatip Lisesi davranışları ile daha problemsiz öğrencilerin olduğu yer. Oraya git. Senin puanın kaç?

Oldukça düşük bir puan söyleyince , din ile ilgili daha fazla ders onu zorlayacağını belirtip önerisinden vazgeçiyor Zerrin.

-Aslında gayet iyi ezber yaparım. Zorlanmam. Ama ben bu ilçe dışına gitmek istiyorum.

-Evladım, nereye gidersen git kendini de birlikte götüreceksin. Kendinden kaçamazsın. Sen bakış açını değiştir. Her yerde her türlü insan var. Burada da vardır. Dedikoducusu, entrikacısı, şirreti, kıskancı… Sen bu tür insanlarla nasıl başa çıkacağını çöz. Mekân değiştirmek senin hayatında hiçbir şeyi değiştirmez.

Kadın:

- Biz de bugün mekan değiştirip arkadaşça sohbetle efkâr dağıtalım dedik, bak başımıza gelenlere. Eve dönüşümüz risk altında. Burada da günün “ en aptalları” olarak meşhur olduk. Eminim çalışanlar bu havada, bu manyak kadınlar belasını mı arıyor, buraya gelmişler diyorlardır. Bizim daha önceki buluşmamızda da sis basmıştı, karşıda kaldık hatırlıyor musun? Sen olmasan ben korkunç paniklerdim. Bizim bir araya gelmemiz doğa üstü olaylara yol açıyor diyeceğim nerdeyse…

Az sonra Mevlüt yanlarına gelmişti. Kahvaltının hazır olduğunu söyledi. İki kadın bomboş restoranta yöneldiler. Dilek ile ne zaman isterse arayabileceğini belirterek vedalaşıp teşekkür ettiler.

-Bugün buraya her şeye rağmen gelmemizin sebebi bu kızcağız mı acaba dedi, kadın.

“Biz arayışta iken bulunmamız istenen yere çekilmiş olmayalım.”