Güz…

Güz…

Ekim’de gecenin ayazını severim,

Tam uyuyacakken ıslık çalan,

Derinden duyulan uğultusu rüzgarın,

Kaldırımlarda dans eden yaprakları,

Sabaha kadar düşen kırağ’ı

Biraz iç ürpertisi hafiften...

Ekim’de yağmurunu severim günün,

Tıpır tıpır çatıya vuran,usulca yağan.

Bana camı açıp toprağı koklatan.

Bir bahaneyle dışarı çıkartıp ıslatan,

Yüzümü göğe çevirtip şükrettiren,

Hiç durmasın dedirten.

Senin için severim Ekim’i,

Bana vermiş diye seni.

Yan yana aylarda doğan,

Güz kokan,bizi severim.

Bir elimde kalem,

Bir elimde kahvemi severim.

Sokak lambası ışığı yerini Güneş’e bırakırken,

Yağmur mürekkebim olmuşken

Kaç Ekim geçirdik bilemedim...