İçimi Dökme Sanatı

Biraz daha gözlerinin içine bakabilmek içi durdurmaya çalıştım saatleri. Olmadı. Her şey bir gün bitmeye, yitmeye mahkumdu çünkü....

İçimi Dökme Sanatı

 Hava olabildiğince kasvetli ve uçmuyor artık kuşlar. Zaferler elde etmek istiyorum bunca kasvetin arasında. Seni bana getirebilecek, kokunu bana yeniden bağışlayabilecek zaferler. Hatırlıyorum her şeyi. Her şey dün gibi aklımda. Bana sarıldığında içimi yerle bir eden o masum duygu yitip gidiyor günden güne. Kilometreler geldim senin için. Biraz daha gözlerinin içine bakabilmek içi durdurmaya çalıştım saatleri. Olmadı. Her şey bir gün bitmeye, yitmeye mahkumdu çünkü. Beni çok sevdiğini düşünmüştüm. Senin de benim gibi beraber olmadığımız bir dünyada yaşamak istemediğine dair senaryolar uydurmuştum kafamdan. Gerçek olma ihtimaline tutunup katlanmıştım sana. Asla gerçekleşmeyeceğini anlamam aylarımı aldı. Bu zamana kadar hep kuruntuların kölesi olmuş ruh hastası bir kız rolü biçildi bana. Öyle biri olmadığımı haykırdım ama inanmadılar. Ne zaman ki neyi anlatmaya çalıştıysam gerçekleşti o zaman düştü insanların maskeleri. Bana biçtikleri roller kendi iğrençliklerini gizlemek istedikleri içindi. Çok karmaşık oldu bu. Biraz daha açık anlatayım. Biri vardı canımdan çok sevdiğim. Çok eski bir zamandı. Kardeşim dedi ben ona o kızla senin aranda bir şey var dediğimde. Ruh hastasısın sen dedi bana. Ne zaman ki nikah masasına oturdu o kızla o zaman düştü yüzü. Saklanmak için söylemişti kardeşim yalanını. Senin ondan ne farkın kaldı şimdi söyle bana? Kim kaldıysa eskilerinden yazmışsın gönül defterine ve sorgulama hakkı tanımıyorsun bana. Bunları yaşayacağımı adım gibi biliyor ve gerisini görebiliyorum gözlerinde. Sevgisizliğinin hançerlerini saplarken bana nasıl verebiliyorsun yüreğini o kızın ellerine? Benim için özlemek böyle bir şey işte demiştin önünü arkasını getirmeden. Beni özlediğini sanıp umut ışıkları yakmıştım içimde, aptalmışım. Sevilmediğimi kabul edemeyecek kadar aptalmışım. Şimdi ben sana söylüyorum. Zehirli sözlerime kanma. Benim için de özlemek böyle bir şey işte. Sana anlatsam anlamazsın, dinlemezsin bile. Ben bu sözün altına milyonlarca şiir yazabilirken anlamı olmayan cümleler diye düşünürsün aklından. Bense günden güne yokolurum şimdiki gibi. Sende harcadım ben bütün sevgimi. Diğerlerine yer kalmadı kalbimde. Bir gün seni içimde öldürdüğümde dönüp bakmayacağım bile kabrine. Eski bir nefret olarak kalacaksın ve sana söz veriyorum bir gün çok pişman olacaksın.