İNSANIN KENDİ DEĞERİNİ İKNA ÇABASINA KURBAN ETMESİ

Ekim 1, 2026 - 12:36
 0
İNSANIN KENDİ DEĞERİNİ İKNA ÇABASINA KURBAN ETMESİ

Şöyle bir animasyon var hepiniz bir yerde denk gelmişsinizdir.
( Animasyon video linki facebook sayfamda. Büyük bir kayadan adam, kasabayı büyük bir taşın kurtarmaya çalışırken ayağı yanlışlıkla bir binaya değiyor ve bina yıkılıyor. Kasabadakiler de canavar sandıkları kaya adama saldırıyorlar. Kaya adam sinirlenip taşın önünden çekiliyor ve kasaba tümden yok oluyor)

İnsanın kendine yaptığı en büyük haksızlıklardan biri, değerini sürekli yanlış anlayanlara ispatlamaya çalışmasıdır.

Bazen bir şeyi kurtarmak için elinden geleni yaparsın.
Taşı sırtlanır, yolu kapatırsın, felaketi önlersin.

Ama seni korumaya çalışan biri olarak görmek yerine, önlerindeki engel olarak görürler.

Ve en acısı şudur:

Sen onları kurtarmaya çalışırken, onlar seni yok etmeye çalışabilir.

Her insanı niyetine ikna edemezsin.
Her ortamda kendini anlatamazsın.

Bazı yerlerde yapman gereken, daha çok çabalamak değil; taşı bırakıp oradan yürümektir.

Yazan
Korhan KÜLÇE
15/09/2026
Saat: 08:30

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Korhan KÜLÇE Ben; Kelimelerin sessiz ama derin gücüne erken yaşlarda kulak veren; fakat bu çağrıyı kaleme dökmeye ancak yıllar sonra cesaret eden bir anlatıcıyım. Çocukluk ve gençlik yıllarımda sözcükleri biriktirdim; kimi zaman defterlerin kenarına, kimi zaman zihnimin sessiz koridorlarına notlar düştüm. O yıllarda yazmak, bir eylemden çok bir bekleyişti, zamanla demlenecek bir içsel dilin hazırlığıydı. Yaşamın dönemeçlerinde sessizce biriken gözlemlerim ve iç konuşmalarım, sonunda kelimelere dönüşecek olgunluğa erişti. Yazıya geç başlamam bir gecikme değil, anlatacaklarımın derinleşmesine vesile olan uzun bir iç yolculuktu. Kalemimden dökülen metinlerde bu yolculuğun izleri açıkça hissedilir: kelimelerim acele etmez, duygularım yüzeyde gezinmez; her cümlem, yıllar boyunca içimde taşınmış bir düşüncenin ağırbaşlı yankısıdır. Benim dünyamda zaman yavaşlar, sesler usulca belirir; okur, hem kişisel hem evrensel bir anlatının kıvrımlarında kendi yolunu bulur. Kitaplarım… Onlar, içimde uzun yıllar sessizce yankılanan seslerin kâğıda bürünmüş hâli. Bir gecenin ortasında fısıldanan bir cümleden, bir sabahın ilk ışığında doğan bir düşünceden süzülüp geldiler. Her biri kendi zamanında, kendi mevsiminde yazıldı. Kimi bir yağmurun ince sızısıdır, kimi bir rüzgârın taşıdığı uzak bir hatıradır. Kelimelerimin arasından geçerken, belki kendi hikâyene benzeyen bir yankı duyarsın. Çünkü ben yazarken çoğu zaman kendime değil, sessizce bekleyen o görünmez okura seslenirim. Kitaplarım, yalnızca satırlardan ibaret değildir; onlar, kalbimin sakladığı seslerin, yıllarca konuşmayı bekleyen duyguların suretleridir. Ben sustukça onlar konuşur. Ben geçtiğim yerlerden uzaklaşsam da, onlar orada kalır, kelimelerin vefalı bekçileri gibi. Kitaplarım; Defne'nin Hikayesi - Fethiye'nin Sırları ve Kayaköy'ün Fısıltıları Elif'in Hikayesi - Gölgedeki Kadın Ece'nin Hikayesi - Güneşin Gölgesindeki Sır Alice'in Hikayesi - Küçük Bir Kalbin Yolculuğu Özlem'in Hikayesi - Zeytin Gölgelerinde Bir Tohum Farklı Hayatlar, Farklı Hikayeler İlişkiler Hakkında - 1 Biri Görür, Öteki Hisseder - Şiir Kitabı Sen de Haklısın Korhan KÜLÇE