Ortaya Karışık

Sözün özü korkum , güvenimin ellerinde ölsün. Sonunda bende benim hükümdarlığım sürsün.

Ortaya Karışık

Bir garip şairdim , tek aşkım gülümdü.
Küçük prenstim , hayallerim büyüktü.
Ayrılık ve hasret en büyük yükümdü.
İçimdeki ateş "Adalet!" dedi ve sürüldü.
Gülüme gözyaşımı bile çok gördün de öldü.
Sevgi öldü de öfkem ile nice şiirler doğdu.
Kitaptaki küçük prens artık büyüdü.

Kana enjekte edilen melankolia .
Dost meclisin vardı da , hayat  acı sattırmıştı sarraflara.
Hani tanrı ilk emrinde "Oku" demişti ya.
Kainat açık kitaptı da yüz çevirmiştin asrına.
Zincirlerin sıkıydı da gölgelerde yaşardın ama ,
Sokrat' a bile ölümü makbul görmüştün ya.
Çakallar etrafını sarmıştı , ölüm esareti getiriyordu ama ,
Atam göçünce mirasına bu yaptıkların mı reva?

Hayat bir dönme dolap , ben ise binen küçük çocuk.
Dönme dolap , dönme başım.
Döndükçe gördüm , gördükçe öldüm.
Duygularımla minik minik parçalara bölündüm.
Sözlerin özleri paçavraya döndü , özlerin değerini sözlerin altına gömdük.
Hep öldük , hep kördük . 

İçimdeki kibrit ateşine üfle de sönsün.
Söyle de yüzün hüzünden huzura dönsün.
Gözlerim artık bu öykünün sonunu görsün.
Sözün özü korkum , güvenimin ellerinde ölsün.
Sonunda bende benim hükümdarlığım sürsün.

Hüzün , gökteki kara buluttu hayalleri yağdırdı sağanak sağanak .
Yağsa da yağmurlar yeşillenmez yanakların.
Şeytanı dost , ölümü kurtuluş sanmak.
Adı Kanmak' ta olsa dönüşü olmaz zamanın.