Ruhumun Ait Olduğu Yer Karanlık - 1

Bedenler öldüğünde topraktan mezarlara gömülür. Peki ruhlar öldüğünde ne olur?

Ruhumun Ait Olduğu Yer Karanlık - 1

Bedenler öldüğünde topraktan mezarlara gömülür. Peki ruhlar öldüğünde ne olur? Ölü Ruhlar Mezarlığı diye bir yere mi gömülürler? Yoksa boşluktan hiçliğe mi sürüklenirler?

Hep merak etmişimdir beden ölmeden de ölünür mü diye. Ölünüyormuş. Ruh denen varlığı öldürebiliyormuşuz. Bilekler kesilmeden de kanayabiliyormuş ruh. İnsanoğlu sonuçta, en büyük zararı kendine veriyor. Hislerle yapmaz mı zaten?

Hisler iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Hangi ucunu tutarsan tut yara almadan acı çekmeden kurtulmak mümkün olmayacaktır. Ne gereksiz duruyor değil mi? Kendine zarar verecek bir şey. Neden bunlara ihtiyaç duyasın ki? Ancak bu hisleri yaşayan insanlar için bağımlılık gibidir. Aç bir yırtıcının pençesine düşmüş av gibi bu hislerin pençesine düşer insan. Yavaş yavaş boğulur. Kurtulmak için çırpındıkça daha fazla boğulur ve en sonunda ölümün acı tadına varır. Benzer şeyler değil mi?

İnsan da ruhunu, hislerinin pençesine kaptırır ve yavaş yavaş ruhunu öldürür. Karanlığa gömer aslında ruhunu. Bir kere karanlığa kapılan ruhu geri almak şeytanla anlaşma yapmaya benzer. 

Fakat karanlığı bırakmak isteyen bir ruh var mıdır?