YAŞSIZ AŞK 1. BÖLÜM: TAKVİME GÖRE YAŞAM

Hayvan takvimlerine göre bedenin bir yaşı varken ruhun bir zamanı vardır, beden ölüme mahkum iken ruh ölümsüzlük ile mühürlüdür. Ve takvime göre 'Saf Aşk' ruhlara hastır. Beden kavramı bu aşka engel değildir, ruhların zamanı birbirine denk ise uyum sağlarlar ve bedene has her şeyi unuturlar. Sadece ruhları ile evlenirler, beden değmez kaderlerine. Ama bu bedenen hareket etmedikleri anlamına gelmez. Onlarda bedenin ihtiyacını karşılar. Ve bu kader değildir, önceki tanışmadan kalan izler sayesindedir.

YAŞSIZ AŞK 1. BÖLÜM: TAKVİME GÖRE YAŞAM

İnançlara bağlı çeşitli hayvan takvimlerine olsa da en eskisi ve en ciddiye alınanı Ruh Hayvanları Takvimi'ydi. 24 hayvanı kapsamasına rağmen hayvanlar arası koyduğu ara çizgiler sayesinde tüm hayvanları kapsadığına ve bu 24 hayvanın aslında kesiştiği o çizgilerin adsız ama benzer hayvanlar olduğuna inanılıyordu. Takvim insanların ruhları hakkında eski bir bilgi kaynağı niteliği gören tek takvim olmasıyla da meşhurdur. Ayrıca takvimden binlerce yıl sonra çıkan ve insanlara benzeterek yaşayan ruhlar da bu takvim üzerine yapılan bir araştırma ile ortaya çıkmıştı. Pek çok yazar ve bilimci bu takvimin 'Saf Aşk' tasviri üzerine yorum yapıyordu. Aşk geçen bir konuda takvime atıf yapmayan hiçbir kimse yoktu. Takvim bu yanları ile ne kadar gelişme getirmiş olursa olsun başaramadığı bir şey vardı; 'Saf Aşk' tasvirindeki bedensel yaşı kırmak. Hiçbir varlık bu beden yaşını kırmayı göze alamıyordu. Eskiden yaşanan ölümlerin bazılarına neden olan bu sınır halk için korunması gereken tek unsur olmuştu. Her ne kadar eski anıtlarda başarısı övülse de tarihin içindeki en büyük savaşlar bu aşk yüzünden çıkmıştı. Takvime olan saygının kırıldığı tek nokta buydu. Aşk dışındaki her tasviri varlıklar için kabul edilirken, aşk diğer takvimler göre tasvir edilirdi halk arasında. Yazılar arasında ise direkt kitaptan alıntılar yapılırdı her konu da. Varlıklar için en ince çizgi buydu. 'Saf Aşk' sadece bir kitap tasviri olabilirdi. Halk arasında asla gerçekleşme hakkına sahip değildi. Buna inanmayan nadir varlıklar ise kendilerini saklayarak buna kanıt atarlardı. Halk arasında adları yoktu. Çünkü ad vermek halk için bir gerçeği kabul etmekti.

Mare, çocukluğundan beri aldığı eğitim ile bu aşk tasvirini kabul eden ama ona inanmayan bir kız olmuştu. Takvim hatalarla dolu olmasına rağmen insan ruhu hakkında çok fazla bilgiye sahipti Mare için. Mare, kendini insanlardan bu yüzden uzak tutmuştu. Anlamıyorlardı. Onun neyi kabul ettiğini ve reddettiğini anlamıyorlardı. Mare ne zaman konuşsa, "Yazar Elçisi geldi. Susun masalını anlatsın." lafıyla karşılaşırdı. Geleceği çoktan belli olmuştu halk için Mare bir yazar olacaktı. Ya da bir anlatıcı. Yazar Elçisi ona bu yüzden diyorlardı. Kaderi kaleme bağlı olana çocukken verilen bir addı. Ve Mare bunun bir aşağılama olduğunun farkındaydı. Yazar olmak onun için sıkıntı değildi ama o araştırmak istiyordu. Takvimi anlamak istiyordu. Bunun için gitmesi gereken yer ise Bilgiler Evi'ydi. Okul niteliğinde olmasına rağmen burayı kazananlar yaşadıkları zamanı evdeymiş gibi hissettiklerini söyleyerek okul olma enerjisinin tamemen bu yönde olduğu söylüyordu. Beyin yeteneğine göre aldığı için böyle dediklerine inanıyordu halk. Ve Mare bir şeyin farkında idi. Onlar kadar beyin yeteneği yoktu. Ne takvime baktığı zaman aklında bir kavram oluyordu ne de hızlı bir algılamaya sahipti. Sıradan biri ile arasında bir fark yoktu. Bu yüzden defalarca kez girmek istese de bu sınavdan kaçmıştı. 

Sınav ise Mare'yi bir anda yakalamıştı, Mare'nin tanımadığı bir insan tarafından cevaplanması beklenen sorular olarak. Mare ise onu anlayan biriyle konuştuğunu sanarak aklına geleni söylemişti ve sonuç olarak Mare, "Ev Anlatıcısı" adıyla kabul edilmişti. Ders olan şeyleri öyküleştirme, Mare'yi diğerlerinden ayıran şey ve takviminde dediği kaderiydi. Hem kurtulması gerektiğine şey hem de kabul edilmesini sağlayan etmendi.

Ev'in büyükleri için ise Mare saklanması gereken bir nimetti. Eğer 'Saf Aşk'a inanan ve bunu savunan Ilan'dan saklamaları gereken bir şeydi. Onun aradığı ruh Mare'nin kendisiydi.