Bir Nevi Belirsizlik

Bir nevi belirsizlik

Bir Nevi Belirsizlik

Gözyaşı ara sıra da yorgunluktan akar, üzüntüden değil... Bazı şeyler için çok çaba sarf ettikten sonra kendini geri çeker insan, sonra ise dinlenmeye çalışır. Ama nafile bedenen alışılan o yorgunluk, dinlenmeye başlasa da bir faydası olmaz. Şöyle diyeyim; günlük rutinlerinimiz var kiminin işi, kiminin dersi... Bu liste böyle uzayıp gider, peki bir gün bile ben yapmayacağım deseniz dahi içten içe o şeyi yapmak isteyeceksiniz ama gücünüz kalmayacak. Her şey üstünüze gelirken kaçış yolu arayacaksınız ama o da yok... İşte bu evrede gözyaşı devreye giriyor. Böyle boş bir yere bakarken gözlerinizden yaş gelecek, kimse fark etmicek sizde dahil... Gözyaşlarınız yanaklarınızdan akıp giderken  ben ağlıyor muyum? Diye soracaksınız, bazen insanın omzundaki yükler de insanı yorar... Çevresindeki insanlardan uzaklaşmak ister ama hem de onların gitmesini istemez. Yorgunluk çok tuhaf bir evre; iyiyim derken de gözlerinizden yaşlar gelir... Yorgunluk geçse bile insanlar artık hayatlarının eskisi gibi olmayacağı kanaatine varır ve çekim anayasasından ötürü mutlu da olamazlar. Eskiden bugüne kadar gelen çekim anayasası; iyi veyahut kötü bir şeyi fazlasıyla düşünme sonucunda o şeyin gerçek olmasıdır. Kısacası neye inanırsanız o her daim sizin peşinizde olacaktır...