Dans

Karanlık; duyguları, düşünceleri en önemlisi ise kalbimizi ele geçirdiğinde içimizdeki benliğimizin ayağa kalkacak gücü kalmıyordu. Ellerinden hayatının kayıp gidişini, yerle bir oluşunu anlatılamaz bir öfkeyle karşılaşıyordu...

Dans

Giriş 

Müzik: Hauser - Adagio ( Secret Garden)

Karanlık; duyguları, düşünceleri en önemlisi ise kalbimizi ele geçirdiğinde içimizdeki benliğimizin ayağa kalkacak gücü kalmıyordu. Ellerinden hayatının kayıp gidişini, yerle bir oluşunu anlatılamaz bir öfkeyle karşılaşıyordu. Nefret ve kırgınlıkları benden ziyade yaşadığı çevredeki insanlaraydı. Hatta belki kadereydi.

Kaderin ağlarını ilmek ilmek ördüğü şu hayatta, mücadele etmek ve hayallerinin peşinden gitmek bir nevi intihar sayılırdı. Ellerinden, gündemden hiç düşmeyen ve sürekli aynı konuları tekrar eden moda dergilerini düşürmeyen, kafaları bin bir düşünceyle dolu insanların kahkahaları gelirdi kulaklara. Mücadele etmek ve yahut hayallerinin peşinden gitmek onlar için bir bez parçası niteliğindeydi. Oysa gerçekten böyle mi olmalıydı? Mücadele etmek ve hayallerinin peşinden gitmek kolayca terk edilen bir konu muydu? Bu sorunun cevabı koca bir sessizlikti. Kimisi için ise bir aptallıktı. Mücadele etmek, sadece boş yere çırpınmak olduğunu savunurlardı. Ancak öyle miydi gerçekten?

Mücadele etmek boş bir çırpınış mıydı?

Fiona için böyle değildi. Belki de onun mücadelesi bu yüzden bu kadar zordu. Hayatı dans olan genç kız, dansın şeytan işi olduğunu söyleyen insanlar arasında yaşıyordu. Ancak yine de amaçlarından ve hayallerinden vazgeçmiyordu. Çünkü insan, hayallerinden ve amaçlarından vazgeçerse hayatından vazgeçmiş olurdu.

"Zihnimde bin bir türlü sorular vardı. Cevapları müziğin ritminde saklı olan..."