DİANE'NİN LANETİ 9 "İHANET" - DENİZ SARGUT / DENİZDEN SESLER

DİANE'NİN LANETİ 9 "İHANET" - DENİZ SARGUT / DENİZDEN SESLER

DİANE’NİN LANETİ BÖLÜM -9

“İHANET”

        Keitha, her zamanki gibi sabah yürüyüşü yapmak için ormana çıkmıştı. Yolda bulduğu şifalı otları da toplayarak akşam için dinlendirici bir çay yapmayı planlıyordu. Sınırların dışına çıkmayı sevmese de çizginin üzerinde yürümek hoşuna gidiyordu. Yine de eski günleri düşlemekten kendini alamıyordu. Thedora’nın düzeni olmasaydı hayatı nasıl olurdu? Bu soruyu düşünüp duruyordu. Belki özgürce orman perilerinin arasına karışırdı. Uzun saçlarını savurarak çayırlarda yalınayak dolaşırdı. Aldığı her nefes, dünyaya bir armağan olurdu. Doğayla birlikte doğar ve büyürdü. İyileştirme gücünü tüm insanlığa ulaştırabilmek için elinden geleni yapardı. Belki o zaman bir hikayenin baş kahramanı olabilirdi. Kendi hikayesini yazardı ve yüzyıllar boyunca onun hikayesi anlatılırdı. Ne hayal ama… Oysa şimdi tek yaptığı kendisini ait hissetmediği bir yerde dört duvar arasında kapılı kalmaktı. Bu konuda yalnız olmadığını biliyordu. Yalnızca kimsenin yüksek sesle konuşmaya cesareti yoktu. Ancak Kinsey… Burnu yere düşse eğilip almayan Altın Saraylı, ona gelmişti. Hem de onunla arkadaş olmak istemişti. Bu arkadaşlık içinse elbette bir şartı vardı. Gizlilik… Hiç kimse onların bu yakınlığı bilmeyecekti. Tek şartı buydu. Bu durum Keitha için onur kırıcı olsa da onu reddedememişti. Bir soyluyla vakit geçirmek onun için yeterli olmalıydı. Bu durum ne zaman canını sıksa en azından o beni anlıyor diye düşünüyordu. Ancak durumun hiçte sandığı gibi olmadığını anladığında çok geç kalmıştı. Bu “gizli” arkadaşlıkları başladıktan çok kısa bir süre sonra Kinsey niyetini açık etmişti. Keitha’dan birini izlemesini ve ona rapor vermesini istiyordu. Üstelik bu bir rica da değildi. Keitha, onun için basit bir kuklaydı. Onu, asıl hedefine ulaşmak için kullanmıştı. İlk başlarda biraz dirense de Kinsey’in baskılarına dayanamayarak o, ne derse yapmaya başlamıştı. Yalnızca Kinsey’in Daphne ile neden bu kadar ilgilendiğini anlamlandıramıyordu.

 

 

                                                                                        

                                                                                                                                     DENİZ SARGUT