GÜL VE ATEŞ

Uzak imparotorluğun birinde Sultan'ın güzeller güzeli kızı Prenses Şehrazat daha 18 yaşındaki imparotorluğun kanlı savaşında tarafını seçmişti bu savaşta imparotorluğunu zirveye taşıyacaktı ya da imparotorluğu bir daha kurulamamak üzere yıkılacaktı.

GÜL VE ATEŞ

ÖNSÖZ

Bugün Sarayda bir panik havası esiyordu.Sultan'ın kızı Prenses Şehrazat babasının en önemli adamlarından biri olan 55 yaşındaki Vezir Kays ile evlenecekti.Halk ve saray eşrafı tahtı sağlamlaştırmak için yapılan bu tür evliliklere alışkındı ama bu evliliğin herkesi şaşırtan noktası güzelliğiyle nam salmış olan Prenses Şehrazat'ın bu evliliği istemesiydi.

Babası Sultan Alaeddin ilk önce karşı çıktığı bu evliliğe Vezirinin isyan etmesinden korktuğu için onay vermişti.Vezir Kays saray ve çevresinde Sultandan daha güçlüydü.Ülke sefillik içinde yüzürken her gece alem yapan Sultana insanların isyan etmemesinin sebebi de Vezir kaysdi.

Vezir Kays,Prenses Şehrazatın dedesine ölüm döşeğindeyken bir söz vermişti.Her ne olursa olsun Sultan'ı ve Sultan'ın ailesini koruyacaktı.

Prenses Şehrazat bindiği tahtıravanla  halkın içinden geçerken halkın  saray eşrafına akçeler için dilendiğini yalvardığını dinliyordu.Tahtıravanın kapısını açıp üzerinde ve halkın parasını yiyip hiçbir şey yapmayan saray eşrafının keseler dolusu akçesini alıp halka saçmak istiyordu ama aklından geçeni yaptığı an babası,kızını kendine tehdit olarak algılayıp oynunu başlamadan biterebilirdi.

Prenses Şehrazat söz veren bir sesle"Birazcık daha sabredin babamın oturduğu tahtı alıp sizi kim en iyi yönetecekse ona altına sermeme az kaldı"dedi.

Prens Arash elinde ulağın az önce ulaştırdığı haberle yüzünde uzun zamandır belirlemeyenA bir gülümseme belirmşti. Üvey kız  kardeşi Şehrazat ona verdiği ilk sözü yerine getirip Vezir'i evlenmeye ikna etmiş ve ilk hamlesini  yapmış ve sırasını Prens Arash'a devretişmişti.

Prens Arash yanında bulunan adamlarına tehlikeli bir gülümsemenin hakim olduğu yüzüyle"Sevgili Nişanlım Anahitaya ve ailesine hediyeleri teslim edip nikah hazırlıklarına başlamasını söyleyin"dediğinde adamlarından daha genç olanı kuşku dolu bir sesle"Ama Efendim,Anahita ve ailesi sizin yerinize Prens Mohsen'i destekliyor ve bu evlilik sizi resmen tuzağa çektiklerinin habercisi olacak"

"Korkma"dedi Prens Arash bir şeyleri bilmenin rahatlığıyla"Kızkardeşim Şehrazat bana verdiği sözü tuttu sıra bende"

Prens Arash'ın etrafındaki adamlar, Prenses Şehrazat'a bu kadar güvenen efendilerini anlamasalarda teslimiyet dolu bir sesle hep bir ağızdan"Tamam Efendim"dediler ve görevlerini yapmak üzere efendilerinin yanından ayrıldılar.

Prens Arash bahçesinde genç korumasıyla yalnız kalınca demin ona soru soran gence dönüp onun güçlü olduğu kadar zeki olup olmmadığını ölçmek için bir soru sormaya  karar verdi.

"Söyle bana genç gül mü daha tehlikelidir?Yoksa Ateş mi?"diye sorunca genç koruma düşünmeden kendinden emin bir halde "Tabii ki de ateş efendim"diye cevap verince Prens Arash "Yanlış tabii ki de gül"

Aklı karışan genç tam neden diye soracakken Prens Arash gençten önce davranıp gencin sorusuna bahçesinden kopardığı kırmızı bir gülle cevap verdi.

"Ateş  büyük ve tehlikeli olduğundan dolayı kimse onun yanına bile yaklaşamaz korkar.Gül ise güzelliği ve küçüklüğünden dolayı dikenleriyle"dediği an elinden akmakta olan kanı gösterip" İnsanların ellerini kesse bile insanlar ondan uzaklaşmayı bile akıllarına getiremezler"