YALNIZLIĞIMA BİLAKİS KENDİME

Artık kimseyle dertleşemediğim için yazmaya karar verdim. Kendimle yalnızca burada dertleşebilirim.

YALNIZLIĞIMA BİLAKİS KENDİME

Merhaba Beyza,

Ben senim. Senin geçmişini, geleceğini ve hatta sonunu bile belirleyecek olan kişiyim. 

Sana bahsedeceğim şeyler çok ama çok canını yakacak buna hazır mısın?

Hazır olmamak gibi bir şansın yok. Bunlar zaten beyninin içinde sürekli dönüp duran ve seni oldukça rahatsız eden şeyler. Sadece sakin ol ve kendine itiraf et. Sonra düşün. Devamına da sen karar ver.

Öncelikle sana ciddi anlamda sormak istediğim en büyük şey, gerçektende ölmek istiyor musun?

Yoksa sadece kolay yolu mu seçiyorsun?

Bilmiyorsun. Her zaman ölmeyi istediğini söylüyorsun, artık dayanamadığını kendine tahammül edemediğini dile getiriyorsun. Ama başına küçücük bir şey gelse ölmekten korkuyorsun.

Kabul et aslında ölmeyi gerçekten de istemiyorsun. Sadece kaçmak istiyorsun. Neresi olduğu önemli değil, sadece uzaklaşmak. Kendinden, hayatından, hatta ruhundan. En çok da benliğinden. Kimsenin kabul etmediği, edemediği o garip kişiliğinden.

Ben mi tuhafım yoksa insanlar mı tuhaf diye soruyorsun hep.

Sen tuhafsın Beyza. Çoğunluk senin gibi değilse, sorun sendedir. Ama şimdi böyle dedim diye de çok kırılma bana. Benden başka kimsen yok senin.

İnsanlar tuhaf olsun ya da sen ol, ne önemi var ki?

Söyler misin bana, senin olmadığın bu dünyada insanların ne önemi var?

Kabulleniş zordur derler, evet zormuş. Ve bu neyi kabullendiğine göre de değişir. Sen kendini kabullenmeye çalışıyorsun. Tam başardım diyorsun, oh sonunda ben buyum işte diyorsun sonra küçük bir olay patlak veriyor ve kendinden nefret ediyorsun. O kabulleniş çöpe gidiyor.

Yapma be Beyza...

Zaten geçmişin çok ağır, zamanla daha da ağır olacak o yüzden yapma.

Senin senden başka kimsen yok inan bana. Herkes bir gün yanından gidecek hatta gidiyor. Gitti bile...

Yaren gitti, Suna Abla seni mahvetti. Ediz dalgasını geçip hayatına devam etti. Doğukan gitti, eli eline deydiği için heyecandan çığlık attığın çocuk. Evet evet o. Gitti. Daha da gidecekler.

Sana bu olanlara alış diyemem. Alışamazsın alışma da zaten. Duygularımız olmadığı zaman yaşamanın ne anlamı var?

Bugün 12 mart. Bugün kar yağdı. Camdan dışarıyı izledin, dışarıya çıkmadın, oyun oynamadın. Geçen yıl kardeşin dışarıya çıkıp, karda arkadaşlarıyla oynadı diye evde ağlamıştın. Gizlice perdenin arkasından izleyip benim neden arkadaşım yok diye sorduğunu hala hatırlıyorum.

Senin yüzünden Beyza.

Sen istemediğin için arkadaşın olmadı. Şimdi yine ağlama, elimde değildi insanlar benden uzaklaşıyor diye hiç deme. Her türlü sorumlusu sensin bunun.

Şu an açtın yine seni ağlatan şarkını, tüylerini diken diken edişini izleyip yazmaya devam ediyorsun.

Beni kurtar Beyza. İçindeki kız çocuğu hala ölmedi evet ama can çekişiyor, kurtar onu. Geçmişini mahvettin, çocukluğunu, gençliğini mahvettin ama geleceğini kurtar.

Bir işe yara artık Beyza. Bir işe yara.

Yalnızsın çünkü senin suçun. Her şeyi mahvettiğin gibi çevreni de mahvettin. Arkadaşların yok çünkü hepsinden sen uzaklaştın. Sevdiğin ya da seveceğin yok çünkü sen baştan kaybettin. Kimsenin seni seveceğine inancın yok.

Ve bana kalırsa buna ben de katılıyorum.

Bence seni gerçekten de kimse sevmez. Sadece kandırırlar, sen de yersin bir güzel sonra da seni bırakıp giderler.

Ağla Beyza. Sen ağlamayacaksın da kim ağlayacak?

Geçmişini yendin, tebrik ederim. Bazı olaylardan hala kopamıyorsun ama unutma ki geleceğine yenileceksin.

Sen hep kaybeden oldun, yine kaybedeceksin Beyza.

Herkes seni harcadı, yine harcanacaksın.

Ölmeni isteyen birisi vardı hatırlıyor musun?

Bir gün o kazanacak, sen o günde kaybedeceksin.

İzle sadece.