GECENİN SESİ

“Sana anlatmam gereken bir hikaye var” diyerek konuşmasına başladı. Kalbindeki telaş sesinde yankılanıyordu.  Sanki içinden geçenleri bu gece söyleyemezse bir daha hiç söyleyemeyecekti.

GECENİN SESİ

               GECENİN SESİ

“Sana anlatmam gereken bir hikaye var” diyerek konuşmasına başladı. Kalbindeki telaş sesinde yankılanıyordu.  Sanki içinden geçenleri bu gece söyleyemezse bir daha hiç söyleyemeyecekti. Ruhunun kilitli kapılarını açmaya hiç bu kadar yakın olmamıştı. Narin kolları geçmişin yükünü daha fazla kaldıramıyordu artık. Yüreğinde biriken eski hatıralar paslanmaya yakındı. Onları daha fazla orada bırakmayacak bir hışımda yüreğinden söküp atacaktı. Kararlıydı. O gece verdiği bu kararı, hayatı boyunca unutmayacaktı.

Konuşmaya nasıl başlaması gerektiğinden emin değildi. Karşısındaki adama baktı uzunca. Yıllardır beklediği kişi o muydu sahiden? Ruhunda asılı olan kilitleri o mu sökecekti birer birer? Ruhunun anahtarı onun ellerinde miydi? İlk defa soru sormaktan korkmuyordu çünkü alacağı cevaptan çok emindi. Sakin ama derin bir bakış attı. O an, tamda olması gereken yerdeydi. Bunu tüm kalbiyle bruh, iliyordu.

Bir ömrü hikaye etmek, bir hikayeyi de ömre çevirmek herkese nasip olmaz elbette. Ancak o gece yolda yürürken fark etmişti ki artık bir hikaye yazmak istemiyor, o hikayenin ta kendisi olmak istiyordu. Derin bir nefes alarak kendisini ait olduğu gecenin kollarına bıraktı. “Sana anlatmam gereken bir hikaye var” diye de tekrarladı. Karşısındaki adam uzanarak elini tuttu. “Anlatacağın tüm hikayeleri dinlemeye hazırım” dedi. Kadın o an kendini anlatmasına gerek kalmadığını fark etti. “Bu hikayeyi beraber yaşayalım” dedi.

 

 

DENİZ SARGUT