Türkiye'de İş Arayan Bir Kadın

"Suçlu olan insanlar ve düşünceleriydi. Kirliydiler !"

Türkiye'de İş Arayan Bir Kadın

 Bir kadınım ve size bir kadın gözüyle Türkiye' de iş savaşını anlatmak istiyorum. Hiç kadın olup iş aradınız mı? ya da hiç kadın olup iş bulamadığınız oldu mu ? Türkiye de iş bulmanın kadınlar için daha kolay olduğu anlatılır peki hangi kadınlar için kolay !!! Son işyerimden patronumun eşi kıskandığı ve bu durum yanlış söylemlerle sonuçlandığı için atıldım. Ben kadınım ama o da kadındı. Biz kadınlar şunu biliriz ya hepimiz aynıyız ya da farklı olanları dışlar , düşmanlaştırırız. Sonraki süreç nasıl işledi gittiğim bir çok iş görüşmesinden eli boş ve umutsuzca evime döndüm. Bazı görüşmeler de ise iş dışı iğrenç demenin bile yetmeyeceği teklifler aldım. Oysa istediğim tek şey çalışmak kendi varlığımı sürdürebilmek için. Peki bununla kaldı mı süreç ne yazık ki kalmadı ödeyemediğim faturalar sonucunda kış ortasında doğalgazım kapatıldı. Mesela mum alıcak param olmadığı zaman karanlıkta öylece oturduğum oldu telefonumu şarj edebilmek adına arkadaşlarımın evlerine gittim. Bir çok gün aç uyudum musluk suyu hayat kurtardı. İş bulamadığım birçok gece ağlayarak uyudum. Kirayı verdiğim zamanlar beni çok seven ev sahibim artık düşmandı. Hiç gidebileceğiniz bir yerinizin olmadığı oldu mu ? Benim oldu. Hayat acımasız deyip suçu da buna yükleyip çıkabiliriz ama işin içinden oysa hayatın ne suçu vardı hep düşünürüm suçlu olan insanlar ve düşünceleriydi. Kirliydiler. İş bulamadığım süreçte baktım hala bulamıyorum ama yaşamakta zorundayım evdeki eşyaları satmaya başladım. Çalışınca yenisi alınırdı nasılsa ama berbat bir şehirde yaşıyorsanız ve kimseniz de yoksa yaşamaya da hakkınız olmuyormuş. Sonunda evden atıldım zaten kapıya konacak esyam da pek yoktu bir roman mahallesine gittim harabelerle dolu olan herkesin korkup bunlar insan yiyor gözüyle bakılan o mahalle de yaşayabilirdim burda en azından onlardan farkım yoktu bir barakaya da ben sığınırdım. Bu zamanlarda o lüks villalarda yaşayan insanları düşündüm benim ailemden kalan bir param yoktu ya da bir evim 20 yaşımda kimse son model araba da vermemişti. Hayatım boyunca çabalamış ayakta durmaya çalışmış ve sonunda yorulmuştum. Al Capone' un şu hikayesini okumuştum bir yerlerde ; Her akşam Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim ve kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya beni affetmesi için dua ettim. Peki şimdi bende mi bir bisiklet çalmalıydım ya da escort mu olmalıydım bu bile bir mesele düşünsenize escort diye bir söylem var mesela onlardan tiksinerek bahseden birçok erkek onlarla olabilmek için can atıyordu. Yağmur yağdığında sevinen insanlar kadar üzülen evsiz kadınlar da vardı ve sarılabildikleri tek şey bazen sadece sokak hayvanları. Bir gün uyudum ve bir daha hiç uyanmadım. Uyurken üşümedim. Uyurken acıkmadım ve ben uyurken ütopyamı kurdum. Benim ütopyamda savaş yoktu. Bu yüzden uyudum ve uyanmadım...