Düşünce Suçu

George Orwell'ın Hayvan Çiftliği ve 1984 kitaplarından esinlenilmiştir.

Düşünce Suçu

        Düşünme eyleminden kendini alıkoymayan insanoğlu için biçilmiş en saçma suç olmasının yanı sıra uyulması en zor kural. Toplumun yahut toplumun özel bir kısmının kendisinde hak gördüğü birtakım normların dogmatik olarak insanların zihnine aksedilmesini 'doğal' olarak karşıladığı aksi olunca da öteleme ve ötekileştirmeye hatta cezaya tabî tuttuğu bu kavram varlığını milenyum çağında bile tüm güncelliği ve cehaletiyle korumaktadır.


       Kavram ilk olarak Orwell'ın kitaplarında yer edinse de başkalaştırma yani ben ve ötekileri algısını oluşturma eğilimi insanoğlunun var oluşundan itibaren süregelen bir negatif özellik olmakla beraber bugünkü toplum ve kitlesel algı/değerlerin temelini de inşa etmiştir. Öyle ki bu temeller kimi zaman gerekliyken kimi zaman bireyi yaşamının sonuna sürükleyen bencilce düşünce ve eylemlerden oluşmaktadır. Peki, siz hiç başkaları gibi olmak zorunda hissettiniz mi?


        Cevap evet ise tebrikler siz de toplumun revâ gördüğü düşüncelerin veya eylemlerin dışına çıkmak istediniz yahut çıktınız ki bunun sonucunda ötekileştirmeye maruz kalmaktan korktunuz yahut kaldınız. Öyle ki bu kavram bir zamanlar nice toplumlarda şairlerin, sanatçıların hatta bilim insanlarının hayatlarına acımasızca son veren cahilliğin bir kavramda vuku bulmuş halidir.


       Bir zamanlar edebiyatımızın en büyük tartışma konularından olan 'Sanat sanat için midir yoksa toplum için midir?' Sorusunu tartışmak yerine sanat yahut birey özgür müdür?


      Toplumsal ötekileştirme/dışlama varken hatta düşünce suçu bugün adını başka terimlerle daha legal dayanağa oturturken cehaletinden bir şey kaybetmediği hâlde düşüncelerin en net vuku bulduğu sanattan daha doğrusu özgür sanattan söz etmek mümkün müdür? Sorusunu sorduktan sonra bireylerin satır araları yerine satırlarını daha fazla düşünce suçlarıyla doldurduğu öyle ki bu kavramın lügatlardan yok olduğu bir geleceğin distopyan mitle eşdeğer olduğu gerçeğinin verdiği acıyı anlayacak geleceklere erişilebilecek midir?