Yalnızlık Üzerine

İnsanlar yalnız olduklarını sanıyorlar. Oysa ki sadece etraflarındaki insanları göremiyorlar...

Yalnızlık Üzerine

İnsanlar yalnız olduklarını sanıyorlar. Oysa ki sadece etraflarındaki insanları göremiyorlar. Herşeye sadece kendi tarafından bakarak yorumlamak da kolay geliyor aslında. Ama asıl yalnızlığı kim bilebilir ki? Günlerce içinde biriken çaresizliği ve sebep arayışını... Kafandaki suçlayıcı ve aşağılayıcı sesleri susturmak için bir şeye tutunmaya çalışmanın zorluğunu kim bilebilir? Şımarıkça zor anında herkesi arayabilecek bir insan iki gün yalnız kalınca anlayabilir mi yalnızlığın ne olduğunu? Ailenin bile seni yük olarak gördüğünü düşünmenin ağırlığını bilebilir mi?! Zannetmiyorum. O derinliği anlamak kolay değil. O derinliğe düşmek de kolay olmamalı aslında fakat kimilerine yoldaş olarak başlayan yalnızlık  kimilerine de bir hastalık gibi yapışıyor zamanı gelince. Bir zamandan sonra bağışıklık geliştirilebilse de geçmişte yaşanılan acılar zaman zaman hatırlatıyor yarayı. Aslında Oğuz Atay'ın dediği gibi "Bir dostun varlığı güzel bir şeydir fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan." Ne olursa olsun her insan bir gün yalnız kalacaktır. Bunu deneyimlemek bir alışkanlık getiriyor insana. Zaman geçtikçe kendi başına olmanın seni daha farklı kıldığını ve eğer bunu atlatabildiysen kimseye ihtiyacın olmadığını düşünüyorsun. Ama eğer aşamadıysan acıya bağımlılığın olmaya başlıyor. Sanki o yoldaki tek yoldaşın o yalnızlığın acısı gibi geliyor. Aldatıcı bir bağımlılık bu. Her zaman bir umut vardır. Belki yıllar geçecek ve en yakın arkadaşınıza bu yalnız zamanlarınızdan bahsedeceksiniz. Belki de aynı yerde yalnızlığınızı paylaşacaksınız beraber. İnsanlardan fazla bir şey beklememek lazım aslında. Dizilerde, hikâyelerde gördüğümüz arkadaşlıklar apayrı tabi. Bir inancımız, umudumuz olsun diye varlar. Gerçek dostluk var ama aşk gibi; siz bulamazsınız hayat size vermeli. Kendini sevmeli bence insan. Kendiyle dost olmalı; asla sıkılmamalı demiyorum ama kendini tanıyarak yaralarını sarmayı da bilmeli. Kimseye bel bağlamamalı. Kitaplara, karakterlere güvenebilir insan. Başkalarına gerek yok. Çünkü bu belli bir şey:'İnsanlar güvenilmezdir.' Hangi insan bir kitap karakteri kadar güvenilir olabilir ki? Bu apayrı bir konu zaten -İnsanların var ettiği şeyler insanlardan çok daha güzel, çok daha güvenilir.-