Aşk nedir ?

Aşk nedir ?

Aşk...

Hani şu nesillerdir üzerine tonlarca şiirler, şarkılar söylenmiş, uğruna milyonlarca insanın öldüğü ve hatta öldürüldüğü...

Gerçekten nedir bu aşk ? Abartılan bir duygu mu, yoksa bir duygu bozukluğumu ? Neden herkes ondan bahseder ama tek bir tanıma asla ulaşamayız ?

Neden kimine göre acıdan ibaretken başkasına hayat kaynağı bu aşk denen şey ? Nasıl bir şey aynı anda hem ak hem de kara, nasıl bu kadar zıt tanımlara sahip olabilir ? Ondan da önemlisi, neden insanoğlu her şeyi tanımlamak ister ki, konu hisler olunca bile... Neden sadece konuşuyor, tartışıyoruz eğer bir sonuca varamıyorsak. Gerçi sonuç nedir, varmak için mi vardır o apayrı bir konu...

Belki de aşk sadece bir yanılgıdır, belki de evrenin en kutsal hissi... Belki de aşk tek bir his değildir, içinde birsürü parça olan bir yapboz gibidir. Her histen biraz biraz oluşuyordur ve birleşince aşk çıkıveriyordur ortaya. Bu yüzden herkes farklı tanımlıyor, herkes farklı hissediyordur. Tıpkı bir vantilatörün kollarının her birinin renkli boyansada döndüğünde sadece beyaz görünmesi gibi bir yanılmadır. 

Romantik ilişkilerle sınırlamak doğru değildir belki de... Aşkı bir annenin bebeğiyle ilk bakışmasında görebilir miyiz veya bir çocuğun ilk defa çikolata tadışındaki mutlulukta bilmiyorum. Bazıları aşkı sadece yaratıcıya karşı yaşıyor mesela, bütün hayatlarını ona adıyorlar. Bazıları bir ölümlüye, bazıları hayallerinde yaşattıklarına aşık yaşıyorlar. Bazıları midende kelebekler uçuşuyorsa aşıksın diyor ama buna anksiyete atağı diyor psikoloğum hatta bu hissi azaltmak için ilaç bile veriyor. Madem aşk böyle hissettiriyor, neden bu kelebekleri öldüren ilaçlar yapılsın ki ?

Aşk bir hastalık mı, bir hediye mi, az bulunan, nadir görülen bir his mi ? Sevgiden farkı ne ? Hangisi daha üstün ? Hangisi ne barındırıyor içinde ? Bir formülü var mı ? Nasıl sürer, nasıl biter ? Ve daha milyonlarca soru... 

Bence mi... Bence, aşkı yanlış tanımlıyor bu yüzden de yanlış yerlerde arıyoruz. Aşk ve sevgi arasında bir fark var mı bilmiyorum ama bununla alakalı bir sürü alıntı okusam da bir türlü ikna olamadım. Bildiğim tek şey şu ki; aşk da sevgi de temelinde güven ve sadakat barındırıyor. Ve bu şekilde bakacak olursak da midedeki kelebeklerin üstünü çizebiliriz. Güvenin olduğu yerde anskiyeteye bağlı bir işaret olmamalı değil mi ? Bunun aksine hissettiğim bir heyecan türü var aslında... Her baktığımda, eline dokunduğumda hatta mesaj aldığımda içimde bir çiçek bahçesi oluşuveriyor resmen, o çiçeklerin verdiği bahar kokusunu alıyorum adeta. Heyecandan bacaklarım titremiyor, aksine kırk yıllık bir çınarın kökleri gibi sağlamlaşıyorlar. Aklımda soru işaretleri uçuşmuyor, hiç olmadığım kadar emin hissediyorum kendimi. Belki de budur aşk, dünyada doğru yerde, doğru kişiyle olduğunu anladığın anda hissettiğin huzurdur. Evet evet, aşk bu...