DÜZENE ÇOMAK SOKMAK…

Deneme, Farklılık, Muhalefetlik

DÜZENE ÇOMAK SOKMAK…

Mütevazi hayatların içinde mücadele ederken hangi dürtü bizi gidişe dur dedirtir de isyan bayrağını açarız? Dünya düzenini değiştirenlere özendiğimizden midir? Galileo gibi dünya dönüyor, dediği için canından olanlar, Madame Curie gibi bilimde bir keşfin peşine takılıp kendine zarar verme pahasına vazgeçmeyenler,  Van Gogh gibi ruh bunalımlarının ve yoksulluğun pençesinde yine de vazgeçmeyip şaibeli bir şekilde genç denebilecek yaşta hayata veda edenler….Daha niceleri, düzen değiştiricilerin başına gelenler hiç de özendirici durmuyor aslında. Konforumuzu bozup perişan son ile biten hayatları bilerek düzene karşı çıkmış olamayız.

Gün 24 saat, ırkım, cinsiyetim belli. Mensubiyetim, ülkem, ailem belli. Ve her birisi bilinç düzeyine kavuştuğumda hazır bulduğum özellikler. Bütün genetik miraslarımız ve verilen eğitimler bunlara isyan etmemek üzerine inşa edilmiştir. Herhalde aklımıza pek getirmeyiz. Eğer karşı çıkan olursa da ilk tepkimiz saçmalık demek.Sonra da tüm gücümüzle karşı çıkmak oluyor çoğu zaman. Değişime direnç deniyor buna. Çok uzak yerden giriş yapmış veya hâlâ neden bahsettiğim anlaşılmamış olabilir. İşin doğrusu ben de tam olarak çözmüş değilim. Amacım kafaları karıştırmak. Benimki karışıyor, sizinki de karışsın. Karışsın ki öğrenmenin ilk adımını atalım.

Düzen alışılmış bir şekilde giderken aniden değiştirmek, başka bir şey yapmak, böyle de olmaz mı diye muhalefet etmek gelmez mi içinizden? Bunu kastediyorum. Her nerede bulunuyorsanız ve her ne yapıyorsanız günün birinde "ben farklıyım, burada ben de varım, artık bu monotonluğu bozalım" demek gelmedi mi içinizden? Gelmiştir. Önce buna erken çocukluk dönemi deniyor. 2-4 yaşlarında çocuk gelişimcilerin "her şeye hayır dönemi" diye adlandırdıkları şey. Hatırlamıyorsunuz ama, etrafınızda bu yaş çocuğu gözlemleme fırsatınız olduysa doğru olduğunu bileceksiniz. Ergenlik nedir allahaşkına? Herşeye karşı çıkmak değil mi? Önce anne ve babasına! Yoksa var olamaz. Kendisini bu dünyada var olduğuna inandırmak için anne ve babasının bütün düsturlarını reddetmesi gerekir. Şunu da söyleyebilirsiniz: Bundan elli yıl önce ergenlik mi vardı? Ya da bütün insanlar için bu mukadderat mı? İstisnalar kaideyi bozmaz. Önceleri yoktu ama, sevdiği ile kaçanlar, efsane aşk hikayeleri, babasına isyan eden hükümdarlar…. Daha da sayabilirim. Adı konmamıştı yani.

Demek ki dünya düzenine çomak sokmak derken, kendi kocaman dünyamızı kastediyorum.….Yoksa sokaklara akıp …izme veya devlet yönetimlerine veya ……kanununa değil. Ama laf aramızda bunların tohumu da kendi kocaman dünyamızla başlar. Evet insan koskoca bir evrendir.

Rağmen yapabileceklerimiz bizim yeteneğimize kalmış. Yepyeni bir etkinlik, organizasyon keyif vermez mi? Veya her gün size kitlenmiş bir sorumluluğu "yapmıyorum" isyanı nasıl cezb edici! Veya herkesin rutini haline gelmiş bir davranışı protesto etmek! Tebrik ve hatırlatma paylaşımlarından bahsediyorum. Ortamda bir olay için linç edilen birine dair konuşmalara rastladınız: Siz gruptan ayrılın muhalefet edin. Suçlananı savunun. Herkes kanıtlanana kadar masumdur diye katilleri ve tecavüzcüleri bile savunuyor avukatlar. Düzene çomak sokun! Belki dünyanın altı üstünden iyidir, kimbilir…